Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nisaa
Sourate 4

An-Nisaa

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 13–14

تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ ۚ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّـٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَـٰرُ خَـٰلِدِينَ فِيهَا ۚ وَذَٰلِكَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ 13 وَمَن يَعْصِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَيَتَعَدَّ حُدُودَهُۥ يُدْخِلْهُ نَارًا خَـٰلِدًا فِيهَا وَلَهُۥ عَذَابٌ مُّهِينٌ 14

13- İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse Allah, onu orada ebediyyen kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. İşte en büyük kurtuluş budur. 14- Kim de Allah’a ve Rasûlüne isyan eder ve O’nun sınırlarını aşarsa Allah onu da orada ebedi kalmak üzere bir ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap da vardır.

13. Yâni şanı Yüce Allah’ın mirasa dair sözünü ettiği bu etraflı hükümler Allah’ın; sınırında durulması, aşılmaması ve kusurlu davranılmaması gereken sınırlarıdır. Bu buyrukta -Yüce Allah’ın mirasçıların paylarının miktarını tespit etmesi nedeniyle- mirasçılara yönelik vasiyetin neshedildiğine delil vardır. Diğer taraftan Yüce Allah:“İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır, onları aşmayın”(el-Bakara, 2/229) buyurmaktadır ki mirasçıya hakkına ek olarak bir de vasiyette bulunmak bu haddi aşma kapsamına girer. Zaten Peygamber de:“Hiçbir mirasçıya vasiyet yoktur” diye buyurmaktadır. Daha sonra Yüce Allah genel bir çerçeve içerisinde Allah ve Rasûlüne itaati ve onlara isyanda bulunmamayı söz konusu etmektedir. Böylelikle miras hukukunda O’nun sınırlarına bağlı kalmak ya da bunu terk etmek de bu genel çerçeve kapsamına girmektedir. İşte bu bakımdan:“Kim Allah’a ve Rasûlüne” onların emirlerine uymak sureti ile -ki bu emirlerin en büyüğü olan tevhidde onlara itaat, sonra da değişik dereceleri ile diğer emirlere itaat gelir- ve en büyüğü Allah’a şirk olan yasaklarından sonra da farklı kategorileri ile diğer günahlardan uzak durmak sureti ile “itaat ederse Allah onu orada ebediyyen kalmak üzere altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar.” Emirleri yerine getirip yasaklardan sakınan kimse mutlaka cennete girer, cehennem ateşinden kurtulur. “İşte” Yüce Allah’ın gazab ve azabından kurtularak hiçbir kimsenin nitelendiremeyeceği ebedi nimetlere nail olmak ve O’nun rıza ve mükâfaatını elde etmek sureti ile ulaşılan “en büyük kurtuluş budur.”

14. “Kim de Allah’a ve Rasûlüne isyan eder...” İsyanın kapsamına küfür ve ondan aşağıda olan diğer günahlar girer. Dolayısı ile günahkar kimselerin kâfir olacağını söyleyen Haricilerin bu ayeti herhangi bir şekilde delil göstermeleri mümkün değildir. Çünkü Yüce Allah cennete girmeyi kendisine ve Rasûlüne itaate bağlı kılmıştır. Cehenneme girmeyi ise kendisine ve rasulüne isyana bağlı kılmıştır. Allah’a ve Rasûlüne tam anlamıyla itaat eden bir kimse azapsız olarak cennete girer. Allah’a ve Rasûlüne tam anlamıyla isyan eden de -ki bunun kapsamına şirk ve ondan aşağıda olan diğer günahlar girer- cehenneme girer ve orada ebedi kalır. Hem isyanda bulunan hem de itaat eden bir kimsede ise kendisindeki itaat ve isyan özellikleri oranında mükâfaatı da cezalandırmayı da gerektiren nitelikler bulunuyor demektir. Tevatür yolu ile gelen naslar da tevhid itaatine sahip olan muvahhidlerin cehennemde ebediyyen kalmayacaklarını ortaya koymaktadır. Çünkü onların sahip oldukları tevhid inancı, cehennemde ebediyyen kalmalarına engeldir.