Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
Sourate 3

Aal-i-Imraan

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 113–115

لَيْسُوا۟ سَوَآءً ۗ مِّنْ أَهْلِ ٱلْكِتَـٰبِ أُمَّةٌ قَآئِمَةٌ يَتْلُونَ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ ءَانَآءَ ٱلَّيْلِ وَهُمْ يَسْجُدُونَ 113 يُؤْمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلْيَوْمِ ٱلْـَٔاخِرِ وَيَأْمُرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَيُسَـٰرِعُونَ فِى ٱلْخَيْرَٰتِ وَأُو۟لَـٰٓئِكَ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 114 وَمَا يَفْعَلُوا۟ مِنْ خَيْرٍ فَلَن يُكْفَرُوهُ ۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌۢ بِٱلْمُتَّقِينَ 115

113- Onların hepsi bir değildir. Kitap ehlinden bir zümre vardır ki (hak üzere) dosdoğru yürürler. Gece saatlerinde de secde ederek Allah’ın âyetlerini okurlar. 114- Allah’a ve âhiret gününe iman ederler. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar ve hayırlı işlerde ellerini çabuk tutarlar. İşte onlar salihlerdendir. 115- Onlar her ne hayır işlerlerse ondan mahrum bırakılmayacaklardır. Allah takvâ sahiplerini çok iyi bilendir.

113-114. Yüce Allah Kitap ehlinden sapanları söz konusu ettikten sonra, aralarından dosdoğru yolda gidenlerin halini açıklamakta, onlardan dinin aslî ve fer’î hükümlerini dosdoğru uygulayan kimselerin bulunduğunu bildirmektedir:“Allah’a ve âhiret gününe iman ederler. İyiliği emrederler,” İyilik (ma’ruf) bütün hayırlı şeylerdir “kötülükten alıkoyarlar” kötülük (münker) de kötü ve şer olan her şeydir. Aynı anlamda Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Mûsâ’nın kavminden de (insanları) hakka yönelten ve hak gereğince adaletle hükmeden bir topluluk vardır.”(el-Araf, 7/159)“Hayırlı işlerde ellerini çabuk tutarlar.” Hayırlı işlerde elleri çabuk tutmak, bunları işlemekten daha ileri bir şeydir. Bu onların hem hayırları işlediklerini, hem de bu konuda ellerini çabuk tuttuklarını ayrıca farz olsun müstehab olsun bunların tamamlayıcı bütün unsurlarını da yerine getirdiklerini belirten bir vasıftır.

115. Daha sonra Yüce Allah az olsun, çok olsun hayır türünden işledikleri her bir şeyi, iman ve ihlâs ile yapılmış olması şartı ile kabul edeceğini haber vermektedir. “Ondan mahrum bırakılmayacaklardır.” Yani onların işledikleri asla inkâr olunmayacak ve boşa gitmeyecektir. “Allah takvâ sahiplerini çok iyi bilendir.” Takvâ sahipleri ise hayırları işleyen, haramları terk eden ve bunları da Allah’ın rızasını ve mükafatını elde etmek maksadıyla yapanlardır.