Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Qasas
Sourate 28

Al-Qasas

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 71–73

قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلَّيْلَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ مَنْ إِلَـٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِضِيَآءٍ ۖ أَفَلَا تَسْمَعُونَ 71 قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيْكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرْمَدًا إِلَىٰ يَوْمِ ٱلْقِيَـٰمَةِ مَنْ إِلَـٰهٌ غَيْرُ ٱللَّهِ يَأْتِيكُم بِلَيْلٍ تَسْكُنُونَ فِيهِ ۖ أَفَلَا تُبْصِرُونَ 72 وَمِن رَّحْمَتِهِۦ جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَلِتَبْتَغُوا۟ مِن فَضْلِهِۦ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ 73

71- De ki:“Söyleyin bakalım; eğer Allah kıyamet gününe kadar üzerinizde geceyi sürekli kılacak olsa Allah’tan başka size aydınlık getirecek ilah kimdir? Hâlâ dinlemeyecek misiniz?” 72- De ki:“Söyleyin bakalım; eğer Allah Kıyamet gününe kadar üzerinizde gündüzü sürekli kılacak olsa Allah’tan başka size içinde dinleneceğniz geceyi getirecek ilâh kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?” 73- O, (size olan) rahmetinden dolayı geceyi ve gündüzü sizin için (birinde) sükûn bulasınız (diğerinde) lütfundan (rızkınızı) arayasınız ve şükredesiniz diye yaratmıştır.

71-73. Yüce Allah, bu buyrukları ile kullara olan lütfunu hatırlatmakta ve böylelikle onları kendisine şükretmeye, O’na kulluklarının gereğini yerine getirmeye ve hakkını ifa etmeye çağırmaktadır. ünkü rahmetinin bir tecellisi olarak, Allah’ın lütfundan aramaları, rızık ve geçimlerini aydınlık içerisinde elde etmek üzere yayılmaları için gündüzü O yaratmıştır. Geceyi de onda dinlensinler ve sükûn bulsunlar, bedenleri ve ruhları gündüzün yaptıkları işlerin yorgunluğundan arınsın diye yaratmıştır. Bu, O’nun kullarına lütuf ve rahmetinin bir tecellisidir. Bunlardan herhangi birisini yaratmaya kimin gücü yeter? “Hâlâ” Allah’ın öğütlerini ve âyetlerini kavrayış, kabul ve itaat ile “dinlemeyecek misiniz?”“De ki: Söyleyin bakalım; eğer Allah Kıyamet gününe kadar üzerinizde gündüzü sürekli kılacak olsa Allah’tan başka size içinde dinleneceğniz geceyi getirecek ilâh kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?” İbret alınacak yerleri ve ilâhî belgeleri ihtiva eden hususları görüp de basiretleriniz aydınlanmayacak ve dosdoğru yolu izlemeyecek misiniz? üce Allah gece ile ilgili olarak “hâlâ dinlemeyecek misiniz?” buyururken, gündüz hakkında “hâlâ görmeyecek misiniz?” buyurmaktadır. Çünkü işitme organı, geceleyin görme organından daha fazla etkindir. Gündüz de bunun aksi söz konusudur. u âyet-i kerimelerde kulun, Allah’ın nimetleri üzerinde düşünmesi, bunlara basiretle eğilmesi ve yoklukları halinde durumunun ne olacağı üzerinde tefekkür etmesi gerektiğine dikkat çekilmektedir. Kul var olan bir şeyi yokluğu ile mukayese edecek olursa, ilâhî lütfun önemini kavrar. Alışkanlıklar gereği bunları kanıksayıp da onların böyle geldiği ve geldiği gibi de devam edeceğini zanneden, kalbi körelip Allah’a nimetleri dolayısı ile senâda bulunmayan, her zaman bunları görmeye ihtiyacı bulunduğunun farkına varmayan kimsenin hali ise böyle değildir. Böyle bir kimsenin aklından şükür de zikir de geçmez.