Al-Baqara
Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.
Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21
حَـٰفِظُوا۟ عَلَى ٱلصَّلَوَٰتِ وَٱلصَّلَوٰةِ ٱلْوُسْطَىٰ وَقُومُوا۟ لِلَّهِ قَـٰنِتِينَ 238 فَإِنْ خِفْتُمْ فَرِجَالًا أَوْ رُكْبَانًا ۖ فَإِذَآ أَمِنتُمْ فَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَمَا عَلَّمَكُم مَّا لَمْ تَكُونُوا۟ تَعْلَمُونَ 239
238- Namazları ve özellikle orta namazı muhafaza edin. Allah’ın huzurunda saygı ve itaat ile divan durun. 239- Şâyet korkarsanız o halde yayan veya binek üstünde (kılın). Güvene kavuştuğunuzda ise O, size bilmediğinizi öğrettiği gibi Allah’ı anın.
238. “Namazları ve özellikle orta namazı koruyun.” Yüce Allah bu buyruğu ile genel olarak bütün namazları özellikle de ikindi namazı demek olan “orta namazı” muhafaza etmeyi emretmektedir. Namazı muhafaza etmek, onu vaktinde eda etmek, şartlarını, rükünlerini, huşuunu, namazdaki bütün vacip ve müstehabları yerine getirmek demektir. Namazları muhafaza etmekle diğer ibadetler de muhafaza edilmiş olur. Namazın hayâsızlıklardan ve kötülükten alıkoymak gibi bir faydası vardır. Özellikle de namaz, eksiksiz eda edilecek olursa böyledir. Nitekim Yüce Allah (buna işaret ederek) şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın huzurunda saygı ve itaat (kunut) ile divan durun.” Yani namazı boyun eğerek, ihlâs ile ve huşu duyarak kılın. Çünkü “kunut” huşu ile birlikte sürekli itaat etmek demektir.
239. “Şâyet korkarsanız” buyruğunda neden korkulduğunun belirtilmemesi düşmandan, yırtıcı bir hayvandan, elden kaçırılması dolayısıyla kulun zarar göreceği bir şeyin elden kaçmasından korkulması gibi bütün korku hallerini kapsaması içindir. İşte bu durumlardan birinde “yayan” ayaklarınız üzerinde yürüyerek “veya binek üstünde” at veya diğer binekler üzerinde namaz kılın. Bu durumda ise kıbleye yönelmek şart değildir. Bu, korku mazereti dolayısıyla namaz kılma şeklidir. Güvenlik ortamı tekrar oluşursa o zaman namaz tam olarak kılınır. Yüce Allah’ın:“Güvene kavuştuğunuzda ise... Allah’ı anın” buyruğunun kapsamına namazları eksiksiz kılmak girdiği gibi kulun mutluluğunu ihtiva eden şeyleri öğretmesi ve güven vermesi nimetine karşı şükretmek sureti ile O’nu çokça anmak da girer. Bu ayet-i kerimede ilmin faziletine, Allah’ın kendilerine bilmedikleri şeyleri öğrettiği kimselerin Allah’ı çokça anmaları gerektiğine delil vardır. Yine bu âyet-i kerimede Allah’ı çokça anmanın, başka bilgilerin de öğretilmesine sebep teşkil edeceğine işaret vardır. Çünkü şükür ile birlikte nimetler artar. Daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: