Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · Maryam
Sourate 19

Maryam

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Versets 71–72

وَإِن مِّنكُمْ إِلَّا وَارِدُهَا ۚ كَانَ عَلَىٰ رَبِّكَ حَتْمًا مَّقْضِيًّا 71 ثُمَّ نُنَجِّى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّنَذَرُ ٱلظَّـٰلِمِينَ فِيهَا جِثِيًّا 72

71- (Ey insanlar!) Şüphe yok ki aranızda cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, Rabbinin gerçekleştirmeyi üzerine aldığı kesin bir hükümdür. 72- Sonra korkup sakınanları kurtarırız. Zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.

71. Bu hitap, iyileriyle, kötüleriyle, mü’minleriyle, kâfirleriyle bütün insanlara yöneliktir. Onlardan cehenneme uğramayacak hiçbir kimse yoktur. Bu, Yüce Allah’ın gerçekleştirmeyi kesinlikle üzerine aldığı ve bu yolla kullarını korkutup uyardığı bir hükümdür. Bu hükmün yerine gelmesi kaçınılmazdır, bunun meydana gelmesinden başka yol yoktur. Buradaki uğramanın (الورود) manası hakkında farklı görüşler vardır. Bir görüşe göre bu, bütün insanların dehşete düşmelerine yol açacak şekilde cehennemin yakınına kadar gelmeleridir. Bundan sonra ise Yüce Allah takvâ sahiplerini kurtaracaktır. Bir diğer görüşe göre uğramaktan kasıt, oraya girmek ve orada hazır bulunmaktır. Bu takdirde orası mü’minler için serin ve esenlik olacaktır. Diğer bir görüşe göre ise uğramak cehennem üzerinde bulunan Sırattan geçmektir. İnsanlar, amellerine göre oradan geçecekler, kimisi göz açıp kaparcasına, kimisi rüzgar gibi, kimisi asil atlar gibi, kimisi hızlı koşan develer gibi süratle geçecektir. Kimisi hızlıca koşarak, kimisi yürüyerek, kimisi sürünerek geçecektir, kimisi de yakalanıp ateşe atılacaktır. Kısacası herkes takvâsı oranında oradan geçecektir. Bundan dolayı Yüce Allah, bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

72. “Sonra” emrolundukları işleri yapmak ve yasak kılınanlardan uzak durmak suretiyle Allah’tan “korkup sakınanları kurtarırız.” Küfür ve masiyetler işlemek suretiyle kendisine zulmeden “zalimleri ise diz üstü çökmüş halde orada bırakırız.” Bu, onların zulüm ve küfürlerinden ötürüdür. Onların ebediyen cehennemde kalmaları ve azaba uğramaları hak olmuştur. Artık kurtuluşun bütün çareleri onlar için tükenmiş olacaktır.