Aller au contenu
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nahl
Sourate 16

An-Nahl

Voici un tafsîr dans une autre langue que l’arabe, tel que la Quranic Universal Library (QUL, de Tarteel) le donne, pris dans la copie ouverte des données de QUL que conserve spa5k/tafsir_api. La fiche de QUL ne dit ni qui l’a écrit ou traduit ni quelle édition imprimée il suit, et n’indique aucune licence pour le texte, si bien que le droit de le montrer n’est pas vérifié. Personne ne l’a comparé à un livre imprimé, et aucun savant ne l’a relu. Chaque passage se tient à côté des versets qu’il commente, qui sont le texte coranique de Tanzil, montré tel qu’il y est. Sabīl n’en a rien écrit ni traduit.

Texte deQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITpris le 2026-10-21

Verset 89

وَيَوْمَ نَبْعَثُ فِى كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا عَلَيْهِم مِّنْ أَنفُسِهِمْ ۖ وَجِئْنَا بِكَ شَهِيدًا عَلَىٰ هَـٰٓؤُلَآءِ ۚ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ تِبْيَـٰنًا لِّكُلِّ شَىْءٍ وَهُدًى وَرَحْمَةً وَبُشْرَىٰ لِلْمُسْلِمِينَ 89

89- O gün her ümmetin içinden kendilerine karşı birer şahit çıkaracağız, seni de bunlar üzerine şahit getireceğiz! Biz, sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklayıcı, hidâyet ve rahmet kaynağı ve müslümanlar için de bir müjde olmak üzere indirdik.

89. Yüce Allah bundan önce “her ümmetten bir şahit” çıkaracağından söz etmişti. Burada da aynısını söz konusu etmekte ve bu şahitler arasından şerefli ve yüce son rasûlü özellikle zikrederek:“Seni de bunlar üzerine şahit getireceğiz” buyurmaktadır. Yani sen ümmetine karşı hayır ve şer hususunda şahitlik edeceksin. Her bir peygamberin kendi ümmetine karşı şahitlik etmesi, Yüce Allah’ın adaletinin kemalindendir. Çünkü her bir peygamber, diğerlerine göre ümmetinin amellerini daha iyi bilir, onlara karşı daha adaletlidir ve onlara karşı layık olmadıkları şekilde şahitlik etmeyecek kadar şefkatlidir. Bu buyruk, Yüce Allah’ın şu buyruklarına benzemektedir:“Böylece sizi vasat bir ümmet kıldık, bütün insanlar üzerine şahitler olasınız, bu Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun diye.”(el-Bakara, 2/143)“Her ümmetten birer şahit getirip bunlara karşı da seni şahit getireceğimiz zaman halleri nice olur! Küfre sapanlar ve peygambere isyan edenler o gün yerle bir olma temennisinde bulunacaklardır.”(en-Nisa, 4/41-42)“Biz, sana bu Kitab’ı her şey için bir açıklayıcı… olmak üzere indirdik.” Bu Kitap dinin asli/itikadi ve fer’î/fıkhi hükümlerini, iki cihana ait hükümleri, kulların gerek duydukları her bir hususu açık ifadelerle, net ve anlaşılır anlamlar ile açıklamış bulunmaktadır. O kadar ki Yüce Allah kalplerin, her zaman duymaya ve her an tekrarlamaya ihtiyaç duyduğu önemli meseleleri tekrar tekrar sunmakta, bunları çeşitli lafızlarla ve değişik delillerle açıklığa kavuşturmaktadır. Ta ki bunlar kalpte iyice yer etsin ve kalpte yer edişlerine göre hayır ve iyiliği sonuç olarak ortaya çıkarsınlar. Ayrıca Yüce Allah, açık seçik ve az bir lafızda pek çok anlamları bir arada sunmaktadır. Böylelikle bu lafız, o anlamlar için adeta bir kaide ve temel teşkil etmektedir. Mesela bu âyet-i kerimeden sonra gelen âyet-i kerimede bu hususu görmekteyiz. Zira o âyet-i kerimede sayılamayacak kadar çok türde emir ve yasaklar yer almaktadır. u Kur’an-ı Kerim, her şeyin mükemmel bir açıklaması olduğundan dolayı o, ayrıca Yüce Allah’ın bütün kullara karşı bir hücceti ve delilidir. Böylelikle zalimlerin kendi lehlerine sürebilecekleri herhangi bir delilleri ve mazeretleri kalmamış, müslümanlar da bu Kitaptan gereği gibi yararlanmışlardır. Bu itibarla bu Kitap, onlar için din ve dünya işlerinde kendisiyle hidâyet buldukları bir hidâyet rehberi ve kendisi ile dünya ve âhiretin her türlü hayrına nail olabildikleri bir rahmet olmuştur. Bu Kitab’ın hidâyeti, onun vasıtasıyla sahip oldukları faydalı ilim ve salih amel ile ortaya çıkar. Bu Kitap vasıtasıyla nail oldukları rahmet ise bunlara bağlı olarak elde ettikleri dünya ve âhiret sevabı ile müşahhaslaşır. Kalbin salâh bulması, iyiliğe yönelmesi, huzur ve sükûn bulması, buna bir örnektir. Diğer taraftan aklın da tamam olma noktasına ulaşması da bunun bir örneğidir ki esasen akıl, ancak en üstün ve en yüce anlamları ihtiva eden Kur'ân’ın manaları üzere eğitilmedikçe tamam olmaz. Yine bu Kitap sayesinde faziletli amellere, üstün ahlâka, geniş rızka, söz ve fiillerle düşmanlara karşı zafere de ulaşılır. Yüce Allah’ın rızasına ve ihtiva ettiği ebedi nimetleri rahmeti sonsuz yüce Rabbin dışında hiç kimsenin bilmediği pek büyük lütuflara nail olunur.