پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Aal-i-Imraan
سورهٔ ۳

Aal-i-Imraan

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیهٔ ۱۲۸

لَيْسَ لَكَ مِنَ ٱلْأَمْرِ شَىْءٌ أَوْ يَتُوبَ عَلَيْهِمْ أَوْ يُعَذِّبَهُمْ فَإِنَّهُمْ ظَـٰلِمُونَ ۱۲۸

128- O işten sana hiçbir şey düşmez. (Allah) ya tevbelerini kabul eder veya zalim olduklarından dolayı onlara azap eder.

128. Uhud günü Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in dişi kırılıp başı yarıldığında:“Peygamberlerinin başını yarıp dişini kıran bir kavim nasıl iflah olur?” demişti. Bunun üzerine Allah bu âyet-i kerimeyi indirdi ve emrin tümüyle Allah’a ait olduğunu, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’ın ise emirden hiçbir şeye sahip olmadığını açıkladı. Çünkü o da Allah’ın kullarından bir kuldur. Hepsi Rablerinin kulluğu altındadır ve onların işleri Allah tarafından idare edilir. Onlar ise herhangi bir şeyi idare edip düzene koyamazlar. Senin -ey Peygamber- kendilerine beddua ettiğin yahut kurtuluş ve hidâyetlerini uzak bir ihtimal olarak gördüğün bu kimselerin tevbelerini Yüce Allah dilerse kabul eder ve İslâm’a girmek hususunda onlara tevfikini nasip eder. Nitekim öyle de olmuştur. Onların büyük bir çoğunluğuna Yüce Allah hidâyet vermiş ve İslâm’a girmişlerdir. Ya da Allah dilerse bunlara azap eder; çünkü onlar zalim kimselerdir ve o nedenle de Yüce Allah’ın ceza ve azabını hak etmiş kimselerdir.