پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Israa
سورهٔ ۱۷

Al-Israa

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۵۶–۵۷

قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِهِۦ فَلَا يَمْلِكُونَ كَشْفَ ٱلضُّرِّ عَنكُمْ وَلَا تَحْوِيلًا ۵۶ أُو۟لَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ يَبْتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلْوَسِيلَةَ أَيُّهُمْ أَقْرَبُ وَيَرْجُونَ رَحْمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓ ۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحْذُورًا ۵۷

56- De ki:“Allah'ın yanı sıra (ilah olduğunu) iddia ettiklerinize yalvarın bakalım! Ama onlar, başınızdaki sıkıntıyı ne kaldırabilirler ne de değiştirebilirler.” 57- İşte onların bu yalvardıkları, Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar, O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Çünkü Rabbinin azabı, gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.

56. Allah’ın yanı sıra birtakım ortaklar edinen ve Allah’a ibadet ettikleri gibi onlara ibadet eden, Allah’a dua ettikleri gibi onlara da dua eden müşriklere -eğer doğru ve samimi iseler- inanıp iddia ettikleri bu hususun doğruluğunu ortaya koymaya çağırarak “De ki: Allah'ın yanı sıra” ilâh olduğunu “iddia ettiklerinize yalvarın bakalım!” Bakın bakalım, size herhangi bir fayda sağlayabilecekler mi yahut size gelebilecek herhangi bir zararı önleyebilecekler mi? “Ama onlar, başınızdaki” hastalık, fakirlik, darlık vb. bir “sıkıntıyı ne” tamamen “kaldırabilirler ne de” onu bir başka sıkıntıyla veya daha hafifi ile yahut da onu başka birisine vermek suretiyle “değiştirebilirler.” Onların nitelikleri, bu olduğuna göre Allah’ın yanı sıra onlara ne diye ibadet ve dua ediyorsunuz? Bunların herhangi bir kemal sıfatları olmadığı gibi faydalı bir işleri de yoktur. O halde onları ilah edinmek, din ve akıl açısından bir eksiklik ve saçma sapan bir görüştür. Hayret edilecek durum şu ki böyle saçma bir görüş, adet haline gelip de ardı arkasına işlendiğinde ve sapık atalardan alınıp kabul ile karşılandığında o saçma görüşe sahip olanlar, asıl doğru ve yararlı görüşün o olduğunu zannederler. Bütün görünen ve görünmeyen nimetleri ihsan eden bir ve tek olan Allah’a dini halis kılmayı ise saçmalık ve hayret edilecek bir iş görürler. Nitekim müşrikler şöyle demişlerdir:“O, bunca ilâhı tek bir ilah mı yaptı? Muhakkak bu, çok şaşılacak bir şeydir.”(Sâd, 38/5)

57. Daha sonra Yüce Allah, onların Allah’ın yanı sıra ibadet ettikleri varlıkların da Allah’a muhtaç olduklarını ve O’na yakın olmanın yollarını aradıklarını, o nedenle de kendilerine ibadet edenlerle ilgilenmediklerini bildirmek üzere şöyle buyurmaktadır:“İşte onların bu yalvardıkları” peygamberler, salihler ve melekler “Rablerine hangisi daha yakın olacak diye yol ararlar.” Rablerine yakın olmak için birbirleriyle yarışır, ellerinden geldiği kadarıyla Allah’a yakınlaştırıcı salih amelleri işlerler. “O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar.” ve azaba ulaştıran her şeyden de uzak dururlar. “Çünkü Rabbinin azabı gerçekten gerçekten sakınılması gereken bir azaptır.” Kendisinden alabildiğine sakınılması ve ona götürecek hususlardan uzak durulması gereken azap, işte budur. Yüce Allah’ın; nezdinde yakınlaştırılmış olan bu kimseleri nitelendirdiği sevgi, korku ve ümit, bütün hayırların esası ve temelidir. Bunları tam anlamıyla gerçekleştiren bir kimsenin dinî hayatı tamam olur. Bunlar kalpte yer etmeyecek olurlarsa hayırlar ondan uzaklaşır ve onun etrafını kötülükler kuşatır. Allah sevgisinin alâmeti ise Yüce Allah’ın sözünü ettiği üzere kulun, kendisini Allah’a yakınlaştırıcı her bir hususta gayretini ortaya koyması ve Allah’a yakın olmak için bütün amellerini O’nun için halis kılmak ve bunları samimiyetle yapıp gücünün yettiği en mükemmel şekliyle gerçekleştirme hususunda yarışmaktır. Bunları yapmaksızın Allah’ı sevdiğini iddia eden kimse, yalancıdır.