پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Israa
سورهٔ ۱۷

Al-Israa

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۱۶–۱۷

وَإِذَآ أَرَدْنَآ أَن نُّهْلِكَ قَرْيَةً أَمَرْنَا مُتْرَفِيهَا فَفَسَقُوا۟ فِيهَا فَحَقَّ عَلَيْهَا ٱلْقَوْلُ فَدَمَّرْنَـٰهَا تَدْمِيرًا ۱۶ وَكَمْ أَهْلَكْنَا مِنَ ٱلْقُرُونِ مِنۢ بَعْدِ نُوحٍ ۗ وَكَفَىٰ بِرَبِّكَ بِذُنُوبِ عِبَادِهِۦ خَبِيرًۢا بَصِيرًا ۱۷

16- Bir ülkeyi helâk etmek istediğimiz zaman, onun refahtan şımarmış elebaşılarına (Allah'a itaati) emrederiz, ancak onlar orada fâsıklık ederler. Böylece üzerlerine (azap) sözü hak olur. Biz de orayı yerle bir ederiz. 17- Nûh’tan sonra nice nesilleri helak ettik. Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeter.

16. Yüce Allah, bize şunu haber vermektedir: O, zalim ülkelerden herhangi birisini helak etmeyi, azap ile kökten yok etmeyi dilerse oranın nimet ve refahtan şımarmış olanlarına kaderî emrini verir, onlar da “orada fâsıklık ederler.” Azgınlıkları artar durur. Sonunda “üzerlerine” geri çevrilmesi imkânsız olan azap “sözü hak olur. Biz de orayı yerle bir ederiz.”

17. “Nûh’tan sonra nice nesilleri helak ettik.” Allah’ın Nûh kavminden sonra Ad, Semûd, Lût kavmi vb. gibi azap ile helâk ettiği pek çok ümmet vardır. Yüce Allah, onların azgınlıkları artıp küfürleri çoğalınca üzerlerine büyük bir ceza ve azap indirmişti. “Kullarının günahlarını bilen ve gören olarak Rabbin yeter.” O nedenle O’nun haksızlık edeceğinden yana korkmasınlar. Zira O, onları ancak yaptıklarına karşılık cezalandırır.