پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ar-Ra'd
سورهٔ ۱۳

Ar-Ra'd

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۳۸–۳۹

وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً ۚ وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ ۗ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ ۳۸ يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ ۖ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَـٰبِ ۳۹

38- Andolsun ki biz senden önce de peygamberler göndermiş ve onlara eşler ve evlâtlar vermişizdir. Allah’ın izni olmaksızın bir peygamberin herhangi bir mucize getirmesi mümkün değildir. Her vadenin (yazılmış olduğu) bir kitap vardır. 39- Allah dilediğini siler ve (dilediğini) sabit bırakır. Ana Kitap ise onun katındadır.

38. “Andolsun ki biz senden önce de peygamberler göndermiş” yani insanlara ilk gönderilen peygamber sen değilsin ki senin peygamberliğini garip karşılasınlar “ve onlara eşler ve evlâtlar vermişizdir.” O bakımdan düşmanların -senden önceki diğer peygamber kardeşlerinin eşleri ve zürriyetleri olduğu gibi- senin de olduğu için seni ayıplamasınlar. Onlar senden önceki peygamberlerin de bu durumda olduklarını bildikleri halde seni bundan dolayı ne diye ayıplıyorlar? Bunun tek sebebi, hevâlarına ve kötü maksatlarına uymalarıdır. Eğer onlar, kendilerinin teklif ettikleri bir mucize göstermeyi senden isteyecek olurlarsa, şunu bilmeliler ki senin bu konuda hiçbir yetkin yoktur. Zira “Allah’ın izni olmaksızın bir peygamberin herhangi bir mucize getirmesi mümkün değildir.” Allah da böyle bir şeye ancak kader ve kazası ile tayin ettiği vakti gelince izin verir. “Her vadenin (yazılmış olduğu) bir kitap vardır.” Ne ondan önceye alınır ne de sonraya kalır. Onların, mucizelerin çabucak gelmesini istemeleri yahut azabın hemen indirilmesini beklemeleri, Yüce Allah'ın sonradan olacağını takdir ettiği bir şeyi öne almasını gerektirmez. Ayrıca O, ne dilerse onu yapar.

39. “Allah” kaderlerden “dilediğini siler ve” aralarından dilediğini “sabit bırakır.” Bu silme ve değiştirme, O’nun ezeli ilminde sabit olup da Kaleminin yazdıklarında söz konusu değildir. Çünkü bunlarda herhangi bir değişiklik meydana gelmez. Zira Yüce Allah’ın ilminde herhangi bir eksik veya gediğin olması, Allah hakkında imkânsız bir şeydir. Bundan dolayıdır ki Yüce Allah “Ana Kitap ise O’nun katındadır” buyurmaktadır. Ana Kitaptan kasıt ise diğerlerinin kendisine tabi olduğu Levh-i Mahfuz’dur. Levh-i Mahfuz onların aslıdır, diğerleri ise dallar ve kollar mesabesindedir. Değişiklik ve değiştirmeler işte bu dallar ve kollarda meydana gelir. Bunlardan kasıt da meleklerin yazdıkları günlük ameller vb.dir. Allah Teala, bunların silinmelerine de sabit bırakılmaları için birtakım sebebler takdir etmiştir. Bu sebepler Levh-i Mahfuz’da tespit edileni aşamaz. Mesela Yüce Allah iyiliği, ihsanı ve akrabalık bağını gözetmeyi, ömrün uzamasının ve rızkın genişlemesinin sebepleri arasında takdir ettiği gibi, günahları da rızkın ve ömrün bereketinin ortadan kaldırılmasına sebep kılmıştır. Yine Yüce Allah, çeşitli tehlike ve kötü hallerden kurtaran sebepleri, esenliğe, sağlık ve afiyete sebep kılmıştır. Onlara maruz kalmayı da o kötü hallere uğramaya sebep olarak takdir etmiştir. İşleri kendi kudret ve iradesine göre idare eden O’dur. O’nun bu türden idare ettikleri ise kendi bildiği ve Levh-i Mahfuz’da yazmış olduğu şeylere aykırı olmaz.