پرش به محتوا
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
سورهٔ ۱۰

Yunus

این تفسیری به زبانی غیر از عربی است، همان‌گونه که در Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) آمده و از نسخهٔ باز داده‌های QUL گرفته شده که spa5k/tafsir_api نگه می‌دارد. اطلاعات ثبت‌شدهٔ QUL نمی‌گوید چه کسی آن را نوشته یا ترجمه کرده و از کدام چاپ پیروی می‌کند، و برای متن مجوزی بیان نمی‌کند، پس حق نمایش آن تأیید نشده است. کسی آن را با کتاب چاپی مقایسه نکرده و عالمی آن را بررسی نکرده است. هر بخش در کنار آیه‌هایی آمده که دربارهٔ آن‌ها توضیح می‌دهد و این آیه‌ها متن قرآن از Tanzil است، همان‌گونه که آنجا هست. سبیل چیزی از آن را ننوشته و ترجمه نکرده است.

متن ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITبرداشته‌شده در 2026-10-21

آیه‌های ۱۹–۲۰

وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ ۚ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ ۱۹ وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ ۖ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ ۲۰

19- İnsanlar ancak tek bir ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz olmasaydı hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu. 20- Onlar:“Ona Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi?” derler. De ki:“Gayb ancak Allah’ındır. O halde bekleyedurun. Ben de sizinle birlikte beklemekteyim.”

19. “İnsanlar ancak” doğru din üzerinde ittifak halinde bulunan “tek bir ümmetti, sonradan ayrılığa düştüler.” Sonradan ayrılığa düşmeleri üzerine Yüce Allah, peygamberleri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olmak üzere gönderdi ki insanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm versinler. Bunun için de beraberlerinde kitap indirdi. “Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz” isyankârlara mühlet verileceğine ve günahları sebebi ile onları çabucak cezalandırmayacağına dair ilâhi bir hüküm “olmasaydı hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu.” Mü’minleri kurtarma, yalanlayan kâfirleri de helâk etme ile hüküm verirdik, böylelikle onlar da kimin hak, kimin batıl üzere olduğunu bilirlerdi. Ancak Yüce Allah, kimin doğru kimin yalancı olduğunu ortaya çıkması için birbirleri ile sınayıp imtihan etmeyi murad etmiştir.

20. “Onlar” Yalanlayarak işi yokuşa sürmek isteyenler: “Ona Rabbinden bir mucize” bununla bizzat kendilerinin teklif ve tayin ettikleri bir mucizeyi kastetmektedirler. Nitekim:“Uyarıcı olmak üzere beraberinde bir melek indirilmeli değil miydi?”(el-Furkan, 25/7)“Dediler ki: Bize yeryüzünden bir pınar fışkırtmadıkça asla sana inanmayacağız...”(el-İsra, 17/90-93) buyruklarında da ne tür mucizler istedikleri bildirilmektedir. Senden böyle bir âyet ve mucize istedikleri zaman de ki:“Gayb ancak Allah’ındır.” Kulların durumlarını ilmi ile kuşatan O’dur. O, onlar hakkındaki ilminin, çok üstün ve mükemmel hikmetinin gerektirdiği şekilde işlerini idare eder. Herhangi bir kimsenin herhangi bir hüküm, delil, hedef ve gerekçe ortaya koyma yetkisi söz konusu değildir. “O halde bekleyedurun. Ben de sizinle birlikte beklemekteyim.” Herkes karşısındaki için, layık olduğu şeyin başına gelmesini bekler. Bekleyin bakalım güzel akıbetin kimin olacağını göreceksiniz!