At-Tawba
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
لَقَدْ نَصَرَكُمُ ٱللَّهُ فِى مَوَاطِنَ كَثِيرَةٍ ۙ وَيَوْمَ حُنَيْنٍ ۙ إِذْ أَعْجَبَتْكُمْ كَثْرَتُكُمْ فَلَمْ تُغْنِ عَنكُمْ شَيْـًٔا وَضَاقَتْ عَلَيْكُمُ ٱلْأَرْضُ بِمَا رَحُبَتْ ثُمَّ وَلَّيْتُم مُّدْبِرِينَ 25 ثُمَّ أَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَنزَلَ جُنُودًا لَّمْ تَرَوْهَا وَعَذَّبَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ۚ وَذَٰلِكَ جَزَآءُ ٱلْكَـٰفِرِينَ 26 ثُمَّ يَتُوبُ ٱللَّهُ مِنۢ بَعْدِ ذَٰلِكَ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ ۗ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ 27
25- Andolsun ki Allah birçok yerde ve (özellikle de) Huneyn gününde size yardım etmiştir. Hani (o gün) çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de bunun size hiçbir faydası olmamıştı. Yeryüzü genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti. Sonra da arkanızı dönüp kaçmıştınız. 26- Sonra Allah, Rasûlüne ve mü’minlere sekînetini indirmişti. Sizin görmediğiniz ordular da indirip kâfirlere azap etmişti. Kâfirlerin cezası işte budur. 27- Sonra Allah, bunun ardından dilediğine tevbe nasip eder. Allah Ğafurdur, Rahimdir.
25. İşte Yüce Allah’ın:“Andolsun ki Allah birçok yerde ve (özellikle de) Huneyn gününde size yardım etmiştir” buyruğu bunu anlatmaktadır. “Huneyn” Mekke ile Taif arasında bu olayın cereyan ettiği yerin adıdır. “Hani çokluğunuz sizi böbürlendirmişti de bunun size hiçbir faydası olmamıştı.” Az ya da çok size bir fayda sağlamamıştı. “Yeryüzü genişliğine rağmen” bozguna uğrayınca karşılaştığınız üzüntü ve keder dolayısı ile “başınıza dar gelmişti. Sonra da” bozguna uğrayarak “arkanızı dönüp kaçmıştınız.”
26. “Sonra Allah Rasûlüne ve mü’minlere” sıkıntılı zamanlarda, sarsıntı esnasında ve dehşet verici hallerde kalplere sükûn ve sebat veren, kalpleri rahat ve huzura kavuşturan ve Allah’ın kullar üzerindeki büyük nimetlerinden birisi olan “sekînetini indirmişti. Sizin görmediğiniz ordular” yani melekleri Allah Huneyn günü müslümanlara sebat vermek, onları zaferle müjdelemek ve onlara destek olmak üzere “indirip kâfirlere” bozguna uğrama, öldürülme, müslümanlar tarafından kadınlarının, çocuklarının ve mallarının ele geçirilmesi suretiyle “azap etmiştir. Kâfirlerin cezası işte budur.” Allah onlara dünya hayatında azap ettikten sonra âhirette de onları oldukça ağır bir azaba duçar edecektir.
27. “Sonra Allah bunun ardından dilediğine tevbe nasip eder.” Allah bu savaşı kaybeden pek çok kimseye tevbe nasip etmiş, onlar da tevbe edip İslâm’a girmek üzere Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e gelmişler, o da onlara kadınlarını ve çocuklarını geri vermişti. “Allah Ğafurdur, Rahimdir.” Yani Yüce Allah'ın mağfireti geniş ve rahmeti engindir. O, tevbe edenlerin pek büyük günahlarını affettiği gibi, onları tevbe ve itaate muvaffak kılmak, günahlarını bağışlamak ve tevbelerini kabul etmekle de onlara merhamet buyurur. Öyleyse sakın hiç kimse -suçları ve günahları ne olursa olsun- O’nun rahmet ve mağfiretinden ümit kesmesin.