Al-An'aam
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
فَكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ إِن كُنتُم بِـَٔايَـٰتِهِۦ مُؤْمِنِينَ 118 وَمَا لَكُمْ أَلَّا تَأْكُلُوا۟ مِمَّا ذُكِرَ ٱسْمُ ٱللَّهِ عَلَيْهِ وَقَدْ فَصَّلَ لَكُم مَّا حَرَّمَ عَلَيْكُمْ إِلَّا مَا ٱضْطُرِرْتُمْ إِلَيْهِ ۗ وَإِنَّ كَثِيرًا لَّيُضِلُّونَ بِأَهْوَآئِهِم بِغَيْرِ عِلْمٍ ۗ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعْلَمُ بِٱلْمُعْتَدِينَ 119
118- Eğer O’nun âyetlerine iman edenler iseniz, üzerlerine Allah’ın adı anılan (hayvan)lardan yiyin. 119- Üzerine Allah’ın adı anılanlardan yememenize sebep ne? Halbuki O, size -zaruret halinde kendisine ihtiyaç duyduklarınızı müstesna kılarak- neyi haram kıldığını size ayrı ayrı açıklamıştır. Gerçekten birçok kimseler bilgisizce, hevâları ile saptırıyorlar. Şüphesiz Rabbin, haddi aşanları en iyi bilendir.
118-119. Yüce Allah mü’min kullarına imanlarının bir gereği olarak, eğer mü’min iseler üzerine Allah’ın adı anılan helâl kılınmış ehli ve diğer hayvanlardan yemelerini, bunları yemenin helâl olduğuna inanmalarını, cahiliye halkı gibi kendiliklerinden bir şeyler uydurarak ve şeytanların saptırmasına uyarak helâl olan birçok şeyi haram kılma yoluna gitmemelerini emretmektedir. Yüce Allah, mü’minin alametinin bu kötü ve yerilmiş âdet hususunda cahiliye mensuplarına muhalefet etmek olduğunu zikretmiştir. Çünkü cahiliyenin bu kötü adeti Allah’ın şeriatını değiştirmeyi içermektedir. Peki, mü’minleri üzerine Allah’ın adı anılmış olan hayvanların etlerinden yemekten alıkoyan nedir? Halbuki Allah kullarına neyi haram kıldığını genişçe açıklayıp izah etmiştir. O halde harama düşmek korkusu ile helâl olan birtakım şeyleri yemekten uzak durmayı gerektiren herhangi bir şüphe veya içinden çıkılmaz bir durum bulunmamaktadır. Âyet-i kerime, eşyada ve yiyeceklerde aslolanın mubahlık olduğuna delildir. Eğer bunlardan herhangi bir şeyin haram kılındığına dair Şer’î hüküm varid olmamışsa o şey, mubahlığı üzere kalmaya devam eder. Yüce Allah’ın susup da hakkında hüküm belirtmediği şey helâldir. Çünkü haramı Yüce Allah genişçe açıklamış bulunmaktadır. Allah’ın bu şekilde açıklamadığı şeyler ise haram değildir. Bununla birlikte Yüce Allah geniş geniş haramlığını açıkladığı şeyleri zaruret ve açlık halinde mubah kılmıştır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır:“Leş, kan, domuz eti... size haram kılındı... Kim son derece aç olur da günaha meyletmeksizin (bu sayılanlardan yemek) zorunda kalırsa, şüphesiz Allah çok bağışlayan, pek merhamet edendir.”(el-Maide, 5/3) Daha sonra Yüce Allah insanların bir çoğundan sakındırarak: “Gerçekten bir çok kimseler bilgisizce” ve bir delilleri bulunmaksızın “hevâları ile” yani sırf nefislerinin hoşuna gittiği için “saptırıyorlar.” O halde mü’min kulun böylelerinden sakınması gerekir. Bu gibi kimselerin alametleri ise -Yüce Allah’ın kullarına açıkladığı üzere- onların davet ettikleri şeylerin şer’i herhangi bir delil ve belgeye dayalı olmamasıdır. Onların kendi bozuk hevalarına ve kısır görüşlerine göre delili andıran birtakım şeylere sahip oldukları görülebilir. Ancak böyleleri Allah’ın şeriatına ve Allah’ın kullarına karşı haddi aşan kimselerdir. Allah ise haddi aşanları sevmez. Hidâyete çağıran ve hidâyet bulmuş olanlar ise böyle değildir. Onlar hakka ve hidâyete davet etmekle birlikte çağrılarını aklî ve nakli delillerle de desteklerler. Onlar bu çağrılarında ise ancak Rablerinin rızasını ve O’na yakın olma yolunu ararlar.