سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Maaida
سورت 5

Al-Maaida

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 17–18

لَّقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ ۚ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ أَن يُهْلِكَ ٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا ۗ وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۚ يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ ۚ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ 17 وَقَالَتِ ٱلْيَهُودُ وَٱلنَّصَـٰرَىٰ نَحْنُ أَبْنَـٰٓؤُا۟ ٱللَّهِ وَأَحِبَّـٰٓؤُهُۥ ۚ قُلْ فَلِمَ يُعَذِّبُكُم بِذُنُوبِكُم ۖ بَلْ أَنتُم بَشَرٌ مِّمَّنْ خَلَقَ ۚ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ ۚ وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا ۖ وَإِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ 18

17- Andolsun ki:“Allah Meryem oğlu Mesihtir” diyenler kâfir olmuşlardır. De ki:“Eğer Allah Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde bulunanların hepsini helâk etmek isterse O’ndan kim bir şey kurtarabilir? Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin hükümranlığı Allah’ındır. O dilediğini yaratır. Allah her şeye gücü yetendir. 18- Yahudi ve hıristiyanlar: “Biz Allah’ın oğulları ve sevdikleriyiz” dediler. De ki: “Öyle ise günahlarınız yüzünden niçin size azap ediyor? Hayır, siz de O’nun yarattığı insanlardansınız. O, dilediği kimseyi mağfiret eder ve dilediği kimseye de azap eder. Göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. Dönüş de yalnız O’nadır.

17. Yüce Allah Kitap ehlinden ahit aldığını, onların bu ahdin gereğini yerine getirmeyip bozduklarını söz konusu ettikten sonra onların son derece çirkin sözlerini de zikretmekte ve Hristiyanların, kendilerinden başka hiçbir kimsenin söylemediği:“Allah Meryem oğlu Mesihtir” şeklindeki sözlerini bildirmektedir. Onların bu konuda şüphe ve tereddüde düşmelerinin sebebi ise İsa’nın babasız olarak dünyaya gelmesidir. Onlar, İsa hakkında böyle batıl bir inanca saplandılar. Ama Havva da İsa’ya benzemektedir. Zira o da annesiz yaratılmıştır. Adem ise bu konuda ondan daha ileridedir. Zira o hem babasız, hem de annesiz olarak yaratılmıştır. O halde niye Mesih’in ilah olduğunu ileri sürdükleri gibi bunların da ilâh olduğunu iddia etmiyorlar? İşte bu, onların sözlerinin delilsiz olduğunun, hatta şüphe dahi söz konusu olmaksızın hevaya uymaktan ibaret olduğunun göstergesidir. Yüce Allah da onların bu iddialarını açık ve akli delillerle reddederek şöyle buyurmaktadır:“De ki: “Eğer Allah Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde bulunanların hepsini helâk etmek isterse O’ndan kim bir şey kurtarabilir?” Allah sözü edilenleri helâk etmeyi dileyecek olsa bunu engelleme güç ve imkânları bulunmadığına, buna karşı koyacak kudretleri olmadığına göre bu, kendisinin helâk edilmesini engelleyemeyen kimsenin ilâhlığının söz konusu olamayacağına ve hiçbir kurtuluş gücüne sahip olmadığına açık bir delildir. Yüce Allah’ın bir ve tek olduğunun delillerinden birisi de şudur:“Göklerin, yerin ve iki arasındaki her şeyin hükümranlığı Allah’ındır.” O kevnî, şer’î ve cezaî hükmü gereğince onlarda tasarrufta bulunur. Onlar da Allah’ın egemenliği ve idaresi altındadırlar. O halde hiç muhtaç ve mülkiyet altındaki bir kulun, her bakımdan muhtaç olmayan, bir mabud ve ilâh olması mümkün olabilir mi? Bu, imkânsız şeylerin en ileri derecede olanlarındandır. Ayrıca onların Meryem oğlu İsa Mesih’in babasız olarak yaratılmasını garip karşılamalarının açıklanabilir bir tarafı da yoktur. Çünkü Şüphesiz Allah “dilediğini yaratır.” Dilerse baba ve anneden -diğer Âdemoğulları gibi- dilerse Havva’da olduğu gibi bir babadan fakat annesiz, dilerse de İsa’da olduğu gibi babasız, sadece anneden yaratır. Dilerse de Âdem gibi hem babasız, hem annesiz yaratır. Allah azze ve celle’nin herhangi bir şekilde yaratması, O’nun her hususta geçerli olan meşiet ve iradesi iledir ve hiçbir şey O’nun irade ve meşieti açısından zor değildir. Bundan dolayı Yüce Allah:“Allah her şeye gücü yetendir.” buyurmaktadır.

18. Yahudi ve hristiyanların iddialarından birisi de kendilerini temize çıkarmak üzere ortaya attıkları batıl bir iddiada bulunmalarıdır. Şöyle ki onların her birisi ayrı ayrı:“Biz Allah’ın oğulları ve sevdikleriyiz” demişlerdi. Onların dinlerine göre “oğul” sevgili demektir. Bununla gerçek oğulluğu kastetmemişlerdi. Çünkü gerçek oğulluk sadece hristiyanların Mesih hakkındaki görüşleri için söz konusudur. Yüce Allah delilsiz bir iddiada bulunduklarından dolayı onların bu görüşlerini reddetmek üzere şöyle buyurmuştur: “Öyle ise günahlarınız yüzünden niçin size azap ediyor?” Sizler gerçekten O’nun sevdikleri olsaydınız sizi cezalandırmazdı. Allah azze ve celle ancak kendisini razı edecek olan işleri yapan kimseleri sever. “Hayır, siz de O’nun yarattığı insanlardansınız.” Sizin hakkınızda da ilâhi adalet ve lütfun hükümleri cereyan eder. “O, dilediği kimseyi” mağfirete layık olursa “mağfiret eder”; azabı gerektiren sebepleri yerine getiren “dilediği kimseye de azap eder.”“Göklerin, yerin ve ikisinin arasındaki her şeyin hükümranlığı Allah’a aittir. Dönüş de yalnız O’nadır.” Yani sizler O’nun egemenliği altındaki varlıklardansınız. Âhiret yurdunda da Allah’ın huzuruna dönecek kimselersiniz ve O, size amellerinizin karşılığını verecektir. Bu böyle olduğuna göre sizi özel olarak böyle bir üstünlüğe sahip kılan nedir?