Al-Ghaafir
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
حمٓ 1 تَنزِيلُ ٱلْكِتَـٰبِ مِنَ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ 2 غَافِرِ ٱلذَّنۢبِ وَقَابِلِ ٱلتَّوْبِ شَدِيدِ ٱلْعِقَابِ ذِى ٱلطَّوْلِ ۖ لَآ إِلَـٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ إِلَيْهِ ٱلْمَصِيرُ 3
1- Hâ, Mîm. 2- Bu Kitap, Aziz ve Alim olan Allah tarafından indirilmiştir. 3- O, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden, cezası çetin ve lütfu pek bol olandır. O’ndan başka (hak) ilâh yoktur. Dönüş de yalnız O’nadır.
(Mekke’de inmiştir. 85 âyettir)
2. Yüce Allah, yüce Kitabından bahsetmekte ve onun, kemali dolayısı ile fiillerinde ortağı bulunmadığı için yegane mabud ve ilâh olan Allah tarafından indirildiğini bildirmektedir. O Allah, hem bütün yaratıkları hükmünün altında bulunduran ve onları hükmünün mahkûmu kılan “Aziz” hem de her şeyi bilen “Alim”dir. 3. “O” günahkârlara “günahları bağışlayan” tevbe edenlerden “tevbeleri kabul eden” günah işleme cesaretini göstererek günahlardan tevbe etmeyen kimselere karşı “cezası çetin ve” her şeyi kapsayan nimet ve ihsanı ile de “lütfu pek bol olandır.” Allah, kemâline dair bazı açıklamalarda bulunduktan sonra ve bu da amellerin yalnızca kendisine ihlâsla yapılması gereken yegane ilâh olmasını gerektirdiğinden dolayı devamla “O’ndan başka (hak) ilâh yoktur, dönüş de yalnız O’nadır” buyurmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’in, bu vasıflara sahip olan Allah tarafından indirilmiş olması arasındaki ilişkiye gelince bu sıfatlar, Kur’ân-ı Kerîm’in kapsadığı bütün manâları gerekli kılmaktadır. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm ya Allah’ın isimleri, sıfatları ve fiilleri hakkında haber vermektedir ki burada sayılanlar da O’nun isim, sıfat ve fiilleridir. Ya da Kur'ân, geçmişteki ve gelecekteki gayblere dair haber vermektedir ki bunların hepsi de her şeyi bilen (Alim) Allah’ın kullarına öğrettikleri cümlesindendir. Ya da Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın pek büyük nimetleri, pek muazzam ihsanları hakkında bilgi verip bunlara ulaştıran emirleri içermektedir ki burada:“Ve lütfu pek bol olandır” buyruğu buna delalet etmektedir. Yahut Kur’ân-ı Kerîm, O’nun oldukça çetin cezalarını ve bu cezaları gerektiren masiyetleri haber vermektedir ki burada O’nun “cezası çetin” buyruğu buna delâlet etmektedir. Yahut Kur’ân-ı Kerîm, günahkârları tevbeye, Allah’a dönmeye, Allah’tan mağfiret dilemeye davet etmektedir ki buna da Yüce Allah’ın:“O, günahları bağışlayan, tevbeleri kabul eden” buyruğu delildir. Ya da Kur’ân-ı Kerîm, Yüce Allah’ın yegane ilâh ve mabud olduğunu haber vermekte, buna dair aklî ve naklî delilleri ortaya koymakta, buna teşvik etmekte, Allah’ın dışındaki varlıklara ibadeti de yasaklamakta, onlara ibadetin yanlışlığına dair aklî ve naklî delilleri ortaya koymakta, bundan dolayı uyarıda bulunmaktadır ki burada Yüce Allah’ın:“O’ndan başka (hak) ilâh yoktur” buyruğu buna delalet etmektedir. Yahut da Kur’ân-ı Kerîm’in buyrukları, O’nun mutlak adaletli olan cezaî hükümlerini, iyilikte bulunanların mükâfatını ve isyankârların cezalarını haber vermektedir ki buna da Yüce Allah’ın:“Dönüş de yalnız O’nadır” buyruğu delalet etmektedir. İşte bunlar, Kur’ân-ı Kerîm’in kapsadığı bu oldukça yüksek manaların tümünün özetidir.