An-Nisaa
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
وَلَا تَهِنُوا۟ فِى ٱبْتِغَآءِ ٱلْقَوْمِ ۖ إِن تَكُونُوا۟ تَأْلَمُونَ فَإِنَّهُمْ يَأْلَمُونَ كَمَا تَأْلَمُونَ ۖ وَتَرْجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرْجُونَ ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا 104
104- O topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyor iseniz şüphesiz onlar da sizin gibi acı çekiyorlar. Üstelik siz Allah’tan onların ümid edemeyecekleri şeyleri umuyorsunuz. Allah Alîmdir, Hakîmdir.
104. Yani kâfir olan düşmanlarınızı aramakta ve onlarla karşılaşmakta zaaf göstermeyin, tembellik etmeyin. Bu da onlara karşı cihadda ve bu konuda gereken gözetlemeyi yapmakta gevşemeyin, demektir. Çünkü kalpteki gevşeklik bedenî gevşekliği getirir. Bu da düşmanlara karşı direnci zayıflatır. Aksine siz düşmanlarınızla savaşmakta güçlü ve gayretli olun. Daha sonra Yüce Allah, mü’minlerin kalplerini güçlendirip pekiştirecek iki hususu söz konusu etmektedir: Birincisi, size isabet eden acı, yorgunluk, yaralanma ve benzeri hususların aynısı düşmanlarınıza da isabet etmektedir. O bakımdan, sizin onlardan daha zayıf olmanız ne insaniyete ne de İslâm’ın heybetine yakışmaz. Çünkü siz de onlar da bu zayıflığa sebep teşkil edebilecek hususlarda birbirinize eşit bulunuyorsunuz. Zira normalde ancak sürekli acılarla karşı karşıya kalan ve sürekli olarak düşmanlarının kendilerine karşı muzaffer olduğu kimseler zayıflık gösterirler. Yoksa kimi zaman kendisi zafer kazanan, kimi zaman yenilgiye uğrayan kimsenin zayıflık göstermesi normal bir durum değildir. İkincisi, sizler Allah’tan onların ummayacakları şeyleri beklemektesiniz. Sizler O’nun mükâfatını ve cezasından kurtulmayı ummaktasınız. Hatta kamil mü’minlerin daha üstün maksatları ve daha yüce emelleri vardır: Allah’ın dinini zafere kavuşturmak, şeriatını uygulamak, İslâm’ın egemenlik alanını genişletmek, dalalette olanları hidayete ulaştırmak ve din düşmanlarının kökünü kazımak gibi. İşte bütün bu hususlar, samimi tasdik sahibi mü’minin, daha bir güçlü olmasını, gayretinin kat kat artmasını ve mükemmel bir cesarete sahip olmasını gerektirmektedir. Zira dünyevi kuvveti ve izzeti elde etmek için savaşan ve bu uğurda direnen bir kimse, bunu ele geçirecek olsa bile, hiçbir zaman için hem dünyevi hem uhrevi mutluluğu, Yüce Allah’ın rızasını, cennetini ve kurtuluşu elde etmek için savaşan kimseler gibi olamaz. Kullarını farklı farklı yaratan, onlar arasında da ilim ve hikmeti gereğince ayırım gözeten Yüce Allah’ın şanı ne yücedir! İşte bu nedenle O şöyle buyurmaktadır:“Allah Alîmdir”, ilmi kâmil olandır “Hakîmdir”; hikmeti mükemmel ve eksiksiz olandır.