سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Ash-Shu'araa
سورت 26

Ash-Shu'araa

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 160–175

كَذَّبَتْ قَوْمُ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلِينَ 160 إِذْ قَالَ لَهُمْ أَخُوهُمْ لُوطٌ أَلَا تَتَّقُونَ 161 إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ 162 فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَطِيعُونِ 163 وَمَآ أَسْـَٔلُكُمْ عَلَيْهِ مِنْ أَجْرٍ ۖ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَىٰ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ 164 أَتَأْتُونَ ٱلذُّكْرَانَ مِنَ ٱلْعَـٰلَمِينَ 165 وَتَذَرُونَ مَا خَلَقَ لَكُمْ رَبُّكُم مِّنْ أَزْوَٰجِكُم ۚ بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ عَادُونَ 166 قَالُوا۟ لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَـٰلُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُخْرَجِينَ 167 قَالَ إِنِّى لِعَمَلِكُم مِّنَ ٱلْقَالِينَ 168 رَبِّ نَجِّنِى وَأَهْلِى مِمَّا يَعْمَلُونَ 169 فَنَجَّيْنَـٰهُ وَأَهْلَهُۥٓ أَجْمَعِينَ 170 إِلَّا عَجُوزًا فِى ٱلْغَـٰبِرِينَ 171 ثُمَّ دَمَّرْنَا ٱلْـَٔاخَرِينَ 172 وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا ۖ فَسَآءَ مَطَرُ ٱلْمُنذَرِينَ 173 إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً ۖ وَمَا كَانَ أَكْثَرُهُم مُّؤْمِنِينَ 174 وَإِنَّ رَبَّكَ لَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ 175

160- Lût kavmi de peygamberleri yalanladılar. 161- Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti:“Korkup sakınmaz mısınız?” 162- “Ben size (gönderilmiş) güvenilir bir peygamberim.” 163- “Artık Allah’tan korkun ve bana itaat edin.” 164- “Bu (davetim) için sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatım ancak âlemlerin Rabbine aittir. 165- “Siz, insanlar arasında erkeklere yaklaşıyorsunuz, öyle mi?!” 166- “Rabbinizin sizin için yarattığı eşlerinizi de terk ediyorsunuz demek?! Hayır, siz haddi aşan bir toplumsunuz.” 167- Dediler ki:“Ey Lût, eğer vazgeçmezsen kesinlikle sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.” 168- Dedi ki:“Ben sizin bu yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” 169- “Rabbim, beni ve ailemi onların yaptıklarından kurtar.” 170- Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. 171- Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç. 172- Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. 173- Onların üzerine (feci) bir (taş) yağmuru yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır! 174- Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. 175- Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.

160-167. Yani Lût, kendisinden önce sözü geçen peygamberler gibi kavmini davet etti. Onlar da kendilerinden önce sözü edilen kavimler gibi Lût’a karşılık verdiler. Böylelikle küfürde kalpleri birbirine benzediği gibi söyledikleri sözler de birbirine benzedi. Lût kavmi şirkleri ile birlikte daha önce âlemlerden hiçbir kimsenin işlemediği bir hayasızlık da işliyorlardı. Onlar son derece pis ve tiksinti veren bir iş olan erkeklere yaklaşmayı tercih ediyorlardı. Yüce Allah’ın kendileri için yaratmış olduğu zevcelerinden yüz çeviriyorlardı. Buna sebep ise onların günahta aşırı gitmeleri ve haddi aşmalarıydı. Lût bu işten vazgeçmelerini ısrarla söyleyip durdu. Nihâyet ona:“Ey Lût, eğer vazgeçmez isen kesinlikle” bu şehirden “sürülüp çıkarılanlardan olacaksın” dediler.

168-169. Lût, onların bu yollarını sürdürmeye devam ettiklerini görünce şöyle dedi:“Ben sizin yaptığınızdan nefret edenlerdenim.” Bu işten vazgeçmenizi isteyen, bundan sakındıran ve bundan nefret eden kimselerdenim. “Rabbim beni ve ailemi onların yaptıklarından” o işi işlemekten ve bunun cezasına çarptırılmaktan “kurtar.” 170-175. Yüce Allah da onun duasını kabul buyurdu: “Biz de onu ve ailesini hep birlikte kurtardık. Ancak geride (helak edilecekler arasında) kalan bir kocakarı hariç.” O azapta kalanlar arasında oldu. Bu da Lut’un karısı idi. “Sonra da diğerlerini tümden helak ettik. Onların üzerine” pişirilmiş çamurdan yapılmış taşlardan bir “yağmur yağdırdık. Uyarılanların (ama dinlemeyenlerin) yağmuru ne fenadır!” Allah onlardan hiçbir kimse kalmamak üzere hepsini helâk etti. “Şüphesiz bunda bir ibret vardır. Ama onların çoğu iman etmezler. Şüphe yok ki Rabbin Azizdir, Rahimdir.”