سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Furqaan
سورت 25

Al-Furqaan

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 61–62

تَبَارَكَ ٱلَّذِى جَعَلَ فِى ٱلسَّمَآءِ بُرُوجًا وَجَعَلَ فِيهَا سِرَٰجًا وَقَمَرًا مُّنِيرًا 61 وَهُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ خِلْفَةً لِّمَنْ أَرَادَ أَن يَذَّكَّرَ أَوْ أَرَادَ شُكُورًا 62

61- Gökte burçlar var eden, orada bir kandil ve aydınlık saçan bir ay yaratan Allah ne yücedir! 62- Düşünüp öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü birbiri ardınca getiren de O’dur.

61. üce Allah burada şöyle buyurmaktadır:“Gökte burçlar var eden...” Bunlar ya genel olarak bütün yıldızlardır. Yahut da güneşin ya da ayın çeşitli konaklarıdır. Bu konaklar, şehirlerin korunmasındaki kale ve burçlar mesabesindedir. Yıldızlar da korunmak amacıyla yapılan kale ve burçlara benzerler. Çünkü bu yıldızlar, şeytanlar için taşlama aracıdır. “Orada bir kandil” hem aydınlık hem de sıcaklık veren güneş “ve aydınlık saçan” ışığı olup sıcaklığı bulunmayan “bir ay yaratan Allah ne yücedir/ne mubarektir!” Bu, O’nun azametine ve ihsanlarının çokluğuna en açık delillerden birisidir. Çünkü bunların göz kamaştırıcı hilkatleri, çok düzenli bir şekilde işlerinin idare edilmesi, pek büyük güzellikleri, onları yaratanın bütün sıfatlarında ne kadar büyük ve azametli olduğuna delildir. Bunların bütün yaratıkların maslahatına pek çok faydalar ihtiva etmeleri de Yüce Allah’ın hayırlarının çokluğuna delildir.

62. “Düşünüp öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ve gündüzü birbiri ardınca getiren de O’dur.” Biri gidince öbürü onun yerine gelir ve bu daima böyle devam eder gider. Hiçbir vakit bir araya gelmezler ve aynı anda ortadan kalkmazlar. Bunlar, onlardan öğüt ve ibret almak, bunları Cenab-ı Allah’ın pek çok maksadına delil görmek ve bunun için de Yüce Allah’a şükretmek isteyenler için böyle yaratılmıştır. Yüce Allah’ı anmak ve O’na şükretmek isteyenler gecenin yahut gündüzün çeşitli vakitlerinde mutat zikirlerini, şükürlerini yaparlar. Bunların herhangi birisinde yaptığı mutat zikir ve şükrünü kaçıran bir kimse diğerinde bunu telafi eder. ynı şekilde kalpler gece ile gündüzün değişik vakitlerinde eğrilip çevrilir, bir halden bir hale intikal ederler. Kimi zaman gayretle işe sarılacak haldedir, kimi zaman tembellik eder. Zikir ve gaflet, sıkıntı ve rahatlık, ibadete yönelmek ve buna dair istek duymamak gibi hallerle karşı karşıya kalırlar. İşte Yüce Allah, gece ile gündüzü kulların üzerine arka arkaya getirmekte ve tekrarlayıp durmaktadır ki bir başka vakitte kullar Allah’ı zikre, bu konuda gayrete ve şükre yeniden sarılsınlar diye. Çünkü ibadet vakitleri gece ile gündüzün tekrarlanmasıyla tekrarlanır. Vakitler tekrarlandıkça kulun da önceki vakitteki tembellikten kurtulup yeni bir gayret ve çabaya girdiği görülür. Böylelikle kulun zikri ve şükrü de artıp durur. Çeşitli itaat görevleri imanı besleyen bir su konumundadır. Eğer bu olmazsa hiç şüphesiz iman ağacı solar ve kurur. Bundan dolayı Allah’a en mükemmel ve en güzel hamd-u senâlar olsun.

aha sonra Yüce Allah, salih kullarına olan lütuf ve ihsanları, onları kendilerine cennet köşklerinde yüksek mevkiler kazandıran salih amellere muvaffak kılması şeklindeki pek çok hayırların bir kısmını dile getirerek şöyle buyurmaktadır: