Al-Baqara
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
قُلْ أَتُحَآجُّونَنَا فِى ٱللَّهِ وَهُوَ رَبُّنَا وَرَبُّكُمْ وَلَنَآ أَعْمَـٰلُنَا وَلَكُمْ أَعْمَـٰلُكُمْ وَنَحْنُ لَهُۥ مُخْلِصُونَ 139
139- De ki:“Bizimle Allah hakkında mı çekişiyorsunuz? Hâlbuki O, bizim de Rabb’imiz, sizin de Rabb’inizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir. Biz yalnızca O’na ihlâsla bağlananlarız.”
139. “De ki: “Bizimle Allah hakkında mı çekişiyorsunuz?”(Çekişme ve karşılıklı delil getirme anlamındaki) “المحاجة”, ihtilaflı meseleler hakkında iki ve daha fazla kişi arasındaki tartışma demektir. Bu tartışmada hasımlardan her biri kendi görüşünü haklı çıkarmayı, hasmının görüşünü ise çürütmeyi ister. O bakımdan her bir kişi kendi görüşüne delil getirmeye gayret eder. Tartışmada beklenen, en güzel yolla yürütülmesi, yanlış yolda olan kimseyi doğruya, hakka çevirecek en kısa yoldan yapılması ve inat eden kimseye karşı delil getirip hakkı açıklığa kavuşturarak batılın ne olduğunun beyan edilmesidir. Eğer tartışma bu özelliklerin dışına çıkacak olursa, artık bu boşu boşuna bir inatlaşma ve faydasız bir cedelleşme olur. Bu da birçok kötülüklerin ortaya çıkmasına sebep olur. İşte ehli kitap da Allah’a müslümanlardan daha çok yakın olduklarını iddia ediyorlardı. Bu ise belge ve delil ile ispatlanması gereken kuru bir iddiadan ibaretti. Zira herkesin Rabb’i bir ve tek olduğuna, bizden başka Rabb’iniz olmadığına, bizim amelimizin bize, sizin ameliniz de size olduğuna göre, bu konuda bizler ile sizler arasında hiçbir fark yoktur. Bu da her iki kesimden herhangi birisinin başkasına göre Allah’a daha çok yakın olmasını gerektirmez. Çünkü belli bir konuda ortak olunmasına rağmen ve ortada herhangi bir fark söz konusu da değilken ayrıma gitme iddiası batıl bir iddiadır. Birbirine benzer şeyleri, birbirinden ayrı mütâlâa etmektir, apaçık bir inatlaşmadır ve hakka karşı kibirlenmedir. Üstünlük ancak ve ancak salih amellerin yalnızca Allah için ihlâsla yapılmasındadır. Bu ise yalnızca mü’minlerin sahip oldukları bir niteliktir. O halde mü’minlerin diğerlerine göre Allah’a daha yakın oldukları ortaya çıkmaktadır. Çünkü ihlâs, halâsın (kurtuluşun) yoludur. İşte Rahman olan Allah’ın gerçek dostları ile şeytanın dostları arasındaki fark budur. Üstünlük, akıl sahiplerinin kabul ettiği ve son derece cahil ve hakka karşı inatla kibirlenenden başkasının tartışma konusu etmediği gerçek niteliklerle söz konusu olur. Bu âyet-i kerimede tartışma yöntemi de çok incelikli bir şekilde gösterilmekte ve şu esas ifade edilmektedir: Benzer şeyler ortak hükümlere sahiptir, farklı şeylerin hükümleri de farklıdır.