An-Nahl
یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔
متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذِينَ هَاجَرُوا۟ مِنۢ بَعْدِ مَا فُتِنُوا۟ ثُمَّ جَـٰهَدُوا۟ وَصَبَرُوٓا۟ إِنَّ رَبَّكَ مِنۢ بَعْدِهَا لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ 110 يَوْمَ تَأْتِى كُلُّ نَفْسٍ تُجَـٰدِلُ عَن نَّفْسِهَا وَتُوَفَّىٰ كُلُّ نَفْسٍ مَّا عَمِلَتْ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ 111
110- Sonra şüphesiz ki Rabbin, işkenceye uğratıldıktan sonra hicret eden, sonra da cihad edip sabreden kimselere; evet Rabbin bunun arkasından Ğafûrdur, Rahîmdir. 111- O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır. Herkese yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.
110. Rabbin, yani ihlaslı kullarını lütuf ve ihsanı ile terbiye eden, hiç şüphesiz kendi yolunda “hicret eden” yani yurdunu ve mallarını Allah’ın rızasını arayarak terk eden, küfre dönmek için dini dolayısıyla işkencelere maruz kalmasına rağmen iman üzere sebat gösteren ve böylelikle yakini daha da arınıp saflaşan kimseler için mağfireti bol, rahmeti pek çok olandır. Bundan sonra Allah’ın düşmanlarına karşı -onları Allah’ın dinine sokmak amacıyla- diliyle, eliyle cihad eden ve insanların çoğuna ağır gelen bu ibadetler üzere sabır ve sebat gösteren kimselere mağfiret ve rahmetini ihsan eder. Çünkü bunlar kulun kendileri vasıtasıyla en büyük lütuf ve ihsanlara, en faziletli bağışlara nail olduğu sebeplerdir. Bu sebepler, Yüce Allah’ın küçüğüyle büyüğüyle tüm günahları mağfiret etmesidir. Bu da hoşa gitmeyen her bir işin ortadan kalkmasını ihtiva eder. Bu yolla kişi, Yüce Allah’ın büyük rahmetine nail olur. Bu rahmet sayesinde ise onların halleri salah bulur, din ve dünya işleri istikamet üzere yürür. İşte kıyamet gününde böylelerine Yüce Allah’tan rahmet vardır.
111. “O gün herkes gelip kendisi(ni kurtarmak) için çabalayacaktır.” herkes “Nefsim! Nefsim!” diyecek, kendisinden başka hiçbir kimseyle ilgilenmeyecektir. İşte böyle bir günde kul, zerre ağırlığı kadar bile olsa hayır sahibi olmaya ihtiyaç duyacaktır. “Herkese” hayır olsun şer olsun “yaptıklarının karşılığı eksiksiz olarak verilecek ve onlara zulmedilmeyecektir.” Kötülüklerine bir ek yapılmayacağı gibi iyiliklerinden de hiçbir şey eksiltilmeyecektir. “O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz ancak işlediğinizin karşılığını görürsünüz.”(Yâsîn, 36/54)