سیدھے مواد پر جائیں
Tafsir As-Saadi - Turkish · Yunus
سورت 10

Yunus

یہ عربی کے سوا کسی اور زبان میں ایک تفسیر ہے جیسا Quranic Universal Library (QUL، از Tarteel) کے پاس ہے، QUL کے ڈیٹا کی اس کھلی نقل سے لیا گیا جو spa5k/tafsir_api رکھتا ہے۔ QUL کے اندراج میں یہ نہیں بتایا گیا کہ اسے کس نے لکھا یا ترجمہ کیا اور وہ کس چھپے ہوئے ایڈیشن کی پیروی کرتی ہے، اور متن کے لیے کوئی لائسنس بیان نہیں کیا گیا، اس لیے اسے دکھانے کا حق تصدیق شدہ نہیں۔ کسی نے اسے چھپی ہوئی کتاب سے نہیں ملایا اور کسی عالم نے اس کا جائزہ نہیں لیا۔ ہر حصہ ان آیات کے ساتھ ہے جن پر وہ تبصرہ کرتا ہے، اور وہ آیات Tanzil کا قرآنی متن ہیں، جیسا وہاں ہے۔ سبیل نے اس میں سے کچھ نہیں لکھا اور نہ اس کا ترجمہ کیا۔

متن ماخوذ ازQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 کو لیا گیا

آیات 101–103

قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَمَا تُغْنِى ٱلْـَٔايَـٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ 101 فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ ۚ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ 102 ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ۚ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ 103

101- De ki:“Göklerde ve yerde neler var bir bakın!” Ama âyetler ve uyarılar, iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez. 102- Yoksa onlar ille de kendilerinden önce geçmiş olan kimselerin (başına gelen azap) günlerinin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Haydi bekleyin. Ben de sizinle beraber beklemekteyim.” 103- Sonunda biz (yalanlayan kavimleri helak edip) peygamberlerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte mü’minleri böyle kurtarırız ki bu, üzerimize bir haktır.

101. Yüce Allah, kullarını göklerde ve yerde bulunanlara dikkatle bakmaya çağırmaktadır. Bundan kasıt ise onların ihtiva ettiği şeyler üzerinde düşünmek, bunlardan ibret almak, onlara dikkat etmek ve basiretini kullanmaktır. Çünkü bunlarda iman eden bir topluluk için âyetler, kesin kanaate sahip olan bir topluluk için ibretler vardır. Bunlar, Yüce Allah’ın vahdaniyetine, mabud oluşuna, övülmeye layık olduğuna, celal ve ikram sahibi, yüce isim ve vasıfların yegane sahibi olduğuna delalet eder. “Ama âyetler ve uyarılar, iman etmeyen bir topluluğa fayda vermez.” Çünkü bunlar Allah’ın âyetlerinden yüz çevirmeleri ve inatları dolayısı ile onlardan gereği gibi yararlanamazlar.

102. “Yoksa onlar” yani Allah’ın âyetleri gereği gibi açıklandıktan sonra onlara iman etmeyen şu kimseler “ille de kendilerinden önce geçmiş olan kimselerin (başına gelen azap) günlerinin benzerini mi bekliyorlar?” Helak edilmek ve cezaya çarptırılmaktan başka ne bekliyorlar ki? Çünkü bunlar da onların yaptıklarını yaptılar. Yüce Allah’ın sünneti/kanunu ise öncekilerde de sonrakilerde de aynı şekilde geçerlidir. “De ki: Haydi bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim.” O vakit güzel akıbetin, dünya ve âhiretteki kurtuluşun kimin olacağını bileceksiniz. Bu da ancak Peygamberlere ve onlara tâbi olanlara aittir. Bundan dolayı şöyle buyurmaktadır: 103. “Sonunda biz (yalanlayan kavimleri helak edip) peygamberlerimizi ve iman edenleri” dünya ve âhirette hoşlanılmayan şeylerden ve sıkıntılardan “kurtarırız. İşte mü’minleri böyle kurtarırız ki bu, üzerimize” vacip kıldığımız “bir haktır.” Şüphesiz Yüce Allah, iman edenleri savunur. O bakımdan kulun, hoşuna gitmeyecek şeylerden kurtuluşu sahip olduğu imana göre olur.