Al-Mulk
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
وَأَسِرُّوا۟ قَوْلَكُمْ أَوِ ٱجْهَرُوا۟ بِهِۦٓ ۖ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ 13 أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ ٱللَّطِيفُ ٱلْخَبِيرُ 14
13- Sözünüzü ister gizleyin, ister açıkça söyleyin (fark etmez); çünkü O, kalplerde olanı bilendir. 14- Yaratan bilmez mi hiç? O, Lâtiftir, her şeyden haberdardır.
13. Bu buyrukla Yüce Allah, ilminin genişliğini, en gizli hususlardan haberdar oluşunun kapsamlılığını haber vermekte ve şöyle buyurmaktadır: "Sözünüzü ister gizleyin, ister açıkça söyleyin.” Her ikisi de O’nun için birdir. Onlardan hiçbirisi O’na gizli kalmaz. "Çünkü O, kalplerde olanı bilendir.” Kalplerdeki niyetleri ve iradeleri bile çok iyi bildiğine göre ya görülüp işitilen söz ve davranışların durumu ne olur?
14. Daha sonra Yüce Allah, ilmine aklî bir delil göstererek şöyle buyurmaktadır:“Yaratan bilmez mi hiç?” Varlıkları yaratan ve onlara en sağlam şekli ve en güzel sureti veren, yarattığı şeyi nasıl olur da bilmez? “O Lâtiftir, her şeyden haberdardır.” O’nun ilmi ve haberdar oluşu o kadar incelikleri de kuşatır ki O, gizlilikleri, kalpleri, saklı tutulanları ve gaybı dahi bilir. Çünkü “O, gizli olanı da gizlinin gizlisini de bilendir.”(Tâhâ, 20/7) Lâtif isminin manaları arasında şu da vardır: O, kuluna ve dostuna karşı lütufkârdır. İyilikleri ve ihsanı onun fark edemeyeceği yerlerden önüne sürer. Ummadığı, beklemedeği yerlerden onu kötülüklere karşı korur. Hiçbir şekilde kulun hatırından geçirmediği pek çok sebepler ile onu en yüksek mertebelere yüceltir. Hatta hoşuna gitmeyen şeyleri ona tattırarak bu şekilde onu en üstün ve sevilen şeylere, en değerli hedeflere ulaştırır.