Adh-Dhaariyat
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
فَإِنَّ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذَنُوبًا مِّثْلَ ذَنُوبِ أَصْحَـٰبِهِمْ فَلَا يَسْتَعْجِلُونِ 59 فَوَيْلٌ لِّلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِن يَوْمِهِمُ ٱلَّذِى يُوعَدُونَ 60
59- Şüphesiz (geçmişteki kafir) arkadaşlarının azaptan bir payları olduğu gibi bu zalimlerin de azaptan bir payları vardır. O nedenle benden (azabı) acele istemesinler. 60- Tehdit olundukları o günlerinden dolayı vay o kafirlerin haline!
59. “Şüphesiz” Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i yalanlamak suretiyle zalim olanların “bu zalimlerin de” ibretlik azap ve cezadan “bir payları” vardır. Bu pay, kendileri gibi zalim ve yalanlayıcı olanların payları gibidir. “O nedenle benden” azabın gelişini “acele istemesinler.”. Çünkü Allah’ın bütün ümmetler hakkındaki sünneti/kanunu birdir. Şöyle ki tevbe etmeksizin ve Allah’a yönelmeksizin yalanlamasını sürdüren her bir inkarcının başına azabın gelip çöreklenmesi kaçınılmaz bir şeydir. Bir müddet gecikse de bu, böyledir. Bundan dolayı Yüce Allah, onları Kıyamet günü ile tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:
60. “Tehdit olundukları o günlerinden” ki bu Kıyamet günüdür “dolayı vay o kâfirlerin haline!” Zira onlar bu günde karşılacakları çeşitli azaplar, ibretlik cezalar, demir tasma ve zincirlerle tehdit olunmuşlardır. O gün kimse Allah’ın azabından onları kurtaramayacak ve koruyamacaktır. Azabından Allah’a sığınırız. Zariyât Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir.
***