İçeriğe geç
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Hajj
Sure 22

Al-Hajj

Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.

Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı

Ayet 25

إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ ٱلَّذِى جَعَلْنَـٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلْعَـٰكِفُ فِيهِ وَٱلْبَادِ ۚ وَمَن يُرِدْ فِيهِ بِإِلْحَادٍۭ بِظُلْمٍ نُّذِقْهُ مِنْ عَذَابٍ أَلِيمٍ 25

25- Şüphe yok ki kâfir olanlar, hem Allah’ın yolundan hem de yolcu olsun yerli olsun tüm insanlar için eşit (bir ibadet yeri) kıldığımız Mescid-i Haram’dan alıkoyanlar (bilsinler ki) kim orada zulmedip haktan sapmaya kalkışırsa biz, ona can yakıcı bir azap tattırırız.

25. Yüce Allah, Rablerini inkar eden müşriklerin tutturduğu yolun ne kadar çirkin olduğunu, onların hem Allah’ı ve Rasûlünü inkâr edip kâfir olduklarını, hem de Allah’ın yolundan başkalarını alıkoyarak insanların iman etmelerini önlediklerini haber vermektedir. Aynı şekilde onların, kendilerinin de atalarının da mülkü olmayan Mescid-i Haram’dan da insanları alıkoyduklarını bildirmektedir. Halbuki orada bütün insanlar, yani orada ikamet edenler de başka yerden oraya gelenler de birbirlerine eşittirler. Hatta bu kâfir ve müşrikler, insanlığın en faziletlisi olan Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’i ve ashabını dahi Mescid-i Haram’dan alıkoymuşlardır. escid-i Haram’a hürmet göstermenin ve onu tazim etmenin bir parçası olmak üzere “kim orada zulmedip haktan sapmaya kalkışırsa biz, ona can yakıcı bir azap tattırırız.” Harem bölgesinde sadece zulümle haktan sapmaya kalkışmak, bunu irade etmek dahi azabı gerektiren bir şeydir. Halbuki onun dışındaki yerlerde ise kul, ancak zulüm işlediği takdirde cezalandırılmayı hak eder. Bu durumda orada zulmün en büyüğü olan küfrü, şirki, Allah’ın yolundan alıkoyup Beyt-i Haram’ı ziyaret etmek isteyenleri engelleme suçlarını işleyen kimsenin hali nice olur? Allah’ın böylelerine ne yapacağı zannedilir? u âyet-i kerimede Hareme gereken saygının gösterilmesinin, onun ileri derecede tazim edilmesinin farz olduğuna, orada masiyette bulunmak isteğinin ve fiilen masiyet işlemenin sakınılması gerekenler arasında olduğuna açık delil vardır.