İçeriğe geç
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Baqara
Sure 2

Al-Baqara

Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.

Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı

241–242. âyetler

وَلِلْمُطَلَّقَـٰتِ مَتَـٰعٌۢ بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ حَقًّا عَلَى ٱلْمُتَّقِينَ 241 كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمْ ءَايَـٰتِهِۦ لَعَلَّكُمْ تَعْقِلُونَ 242

241- Boşanan kadınların maruf bir şekilde faydalandırılma hakları vardır. Bu, takva sahipleri üzerine bir haktır. 242- İşte Allah, akıl erdiresiniz diye size âyetlerini böyle açıklar.

241-242. Bundan önceki âyet-i kerimede ölüm sebebi ile kocasından ayrılan kadının geçimi açıklandıktan sonra burada da boşanan her bir kadının, kocası üzerinde -hem erkeğin hem de kadının durumuna uygun bir şekilde- faydalandırılma/mut’a hakkı olduğu, kocanının onlara bir şeyler vermesi gerektiği zikredilmektedir. Bu bir haktır ve bu hakkı takva sahibi olan kimseler yerine getirirler. Zira bu, takvanın farz ya da müstehap kısmına dahildir. Şâyet kadın, mehri tespit edilmeden ve onunla gerdeğe girilmeden önce boşanmış ise kocanın zenginlik ve fakirlik durumuna göre böyle bir faydalandırmayı yerine getirmesi gerektiği önceden zikredilmişti. Eğer kadının mehri tespit edilmiş ise onun faydalandırılması, tespit edilen mehrin yarısıdır. Şâyet kadın ile gerdeğe girilmiş ise ilim adamlarının cumhuruna göre kadının (hakettiği mehirden ayrı olarak) faydalandırılması da müstehab olur. Yüce Allah’ın:“Bu takva sahipleri üzerine bir haktır” buyruğunu delil göstererek böyle bir faydalandırmayı (mut’a’yı) farz kabul eden alimler de vardır. Çünkü “hak” kelimesinde aslolan bunun yerine getirilmesinin farz olduğudur. Özellikle de Yüce Allah'ın bu “hak”kı takva sahiplerine izafe ettiği durumlarda bu böyledir. Zira takva da aslı itibari ile farzdır. Yüce Allah eşler arasındaki ilişkileri bu üstün ve değerli hükümleri beyan ettikten sonra kendi hükümlerinden, bu hükümleri güzelce açıklamasından, bu hükümlerin selim akıllara uygun düşmesinden övgüyle söz etmiş, hükümlerini kullarına hatırlatmaktan maksadın da beyan ettiği bu hükümleri düşünmeleri, hem hıfz ederek, hem kavrayarak hem de gereklerince amel ederek bunları akletmeleri olduğunu açıklamıştır. Zira bütün bunlar bu hükümleri tam anlamıyla akletmenin bir gereğidir.