An-Nahl
Bu, Arapçadan başka bir dilde bir tefsirdir; Quranic Universal Library’de (QUL, Tarteel’e ait) bulunduğu hâliyle, spa5k/tafsir_api’nin tuttuğu QUL verilerinin açık kopyası üzerinden alınmıştır. QUL’un kaydı kimin yazdığını ya da çevirdiğini veya hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metin için bir lisans belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:Quranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMIT2026-10-21 tarihinde alındı
وَلَا تَتَّخِذُوٓا۟ أَيْمَـٰنَكُمْ دَخَلًۢا بَيْنَكُمْ فَتَزِلَّ قَدَمٌۢ بَعْدَ ثُبُوتِهَا وَتَذُوقُوا۟ ٱلسُّوٓءَ بِمَا صَدَدتُّمْ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ ۖ وَلَكُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ 94
94- Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat aracı edinmeyin, yoksa ayağınız sapasağlam yerleştikten sonra kayıverir ve Allah yolundan sapıp alıkoyduğunuz için kötülüğü(n cezasını) tadarsınız. (Ahirette de) büyük bir azabı hak edersiniz.
94. “Yeminlerinizi” ve ahitlerinizle pekiştirdiğiniz sözlerinizi hevânıza uyarak “aranızda” istediğiniz zaman bağlı kaldığınız, istediğiniz zaman bozacağınız bir “hile ve fesat aracı edinmeyin.” Çünkü böyle yapacak olursanız, ayaklarınız dosdoğru yol üzere sebat bulduktan sonra hak yoldan kayıverir. “Allah yolundan sapıp alıkoyduğunuz” hem siz saptığınız hem de başkalarını saptırdığınız “için kötülüğü(n cezasını)” yani sizi üzecek olan azabı “tadarsınız. (Ahirette de)” kat kat arttırılmış “büyük bir azabı hak edersiniz.”