Muhammad
Bu, as-Saʿdī’nin tefsirinin, IslamHouse.com’un saadi.islamenc.com adresinde yayımladığı hâliyle bir çevirisidir; o sitenin sayfalarından okunmuştur. Site, kimin çevirdiğini ya da hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metnini almak için hiçbir şart belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir; sitenin kendine ait bir yorum vermediği bir âyet kendisinden önceki bölümle birlikte durur ve dizin böyle her âyeti adıyla anar. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:saadi.islamenc.comIslamHouse.comnone stated (the site names no licence and no terms for taking its text)2026-10-22 tarihinde alındı
وَٱلَّذِينَ ٱهْتَدَوْا۟ زَادَهُمْ هُدًى وَءَاتَىٰهُمْ تَقْوَىٰهُمْ 17
(17) Selanjutnya Allah سبحانه وتعالى menjelaskan kondisi orang-orang yang mendapatkan petunjuk seraya berfirman, ﴾ وَٱلَّذِينَ ٱهۡتَدَوۡاْ ﴿ "Dan orang-orang yang mendapat petunjuk," dengan iman serta taat dan mengikuti apa yang diridhai Allah سبحانه وتعالى, ﴾ زَادَهُمۡ هُدٗى ﴿ "Allah menambah petunjuk kepada mereka," sebagai rasa terimakasih Allah سبحانه وتعالى kepada mereka atas hal itu, ﴾ وَءَاتَىٰهُمۡ تَقۡوَىٰهُمۡ ﴿ "dan memberikan kepada mereka (balasan) ketakwaannya." Artinya, mereka diberi pertolongan untuk melakukan kebaikan dan dijaga dari keburukan. Kemudian Allah سبحانه وتعالى menjelaskan adanya dua balasan bagi orang-orang yang bertak-wa: Ilmu yang bermanfaat dan amal shalih.