Ad-Dukhaan
Bu, as-Saʿdī’nin tefsirinin, IslamHouse.com’un saadi.islamenc.com adresinde yayımladığı hâliyle bir çevirisidir; o sitenin sayfalarından okunmuştur. Site, kimin çevirdiğini ya da hangi basılı neşri izlediğini söylemez ve metnini almak için hiçbir şart belirtmez; bu yüzden bunu gösterme hakkı doğrulanmamıştır. Kimse bunu basılı bir kitapla karşılaştırmadı ve hiçbir âlim gözden geçirmedi. Her bölüm, yorumladığı âyetlerin yanında durur; bu âyetler Tanzil’in Kur’ân metnidir, orada olduğu gibi gösterilir; sitenin kendine ait bir yorum vermediği bir âyet kendisinden önceki bölümle birlikte durur ve dizin böyle her âyeti adıyla anar. Sabīl bunun hiçbirini yazmamış ve çevirmemiştir.
Metin kaynağı:saadi.islamenc.comIslamHouse.comnone stated (the site names no licence and no terms for taking its text)2026-10-22 tarihinde alındı
أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌ 18
(18) ﴾ أَنۡ أَدُّوٓاْ إِلَيَّ عِبَادَ ٱللَّهِۖ ﴿ "Serahkan kepadaku hamba-hamba Allah (Bani Israil yang kamu perbudak)." Artinya, Nabi Musa berkata ke-pada Fir'aun dan kaumnya, "Serahkanlah Bani Israil dan lepaskan mereka dari siksaan pedih kalian, karena mereka adalah kaumku dan orang-orang terbaik di masa mereka, kalian telah menzhalimi mereka dan memperbudak mereka tanpa hak, lepaskan mereka agar mereka menyembah Rabb mereka, ﴾ إِنِّي لَكُمۡ رَسُولٌ أَمِينٞ ﴿ "sesungguh-nya aku adalah utusan (Allah) yang dipercaya kepadamu," yaitu utusan dari Rabb semesta alam, dipercaya atas apa yang diutuskan padaku. Dan ini mengharuskan ketundukan Fir'aun padanya secara sem-purna.