1
وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ مَنْ سَبَّحَكَ وَقَدَّسَكَ، وَسَجَدَ لَكَ وَعَظَّمَكَ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ كُلِّ سَنَةٍ خَلَقْتَهُمْ فِيهَا، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ السَّحَابِ الجَارِيَةِ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ الرِّيَاحِ الذَّارِيةِ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ مَا هَبَّتِ الرِّيَاحُ عَلَيْهِ، وَحَرَّكَتْهُ مِنَ الأَغْصَانِ وَالأَشْجَارِ، وَالأَوْرَاقِ وَالثِّمَارِ وَالأَزْهَارِ، وَعَدَدَ مَا خَلَقْتَ عَلَى قَرَارِ أَرْضِكَ وَمَا بَيْنَ سَمَاوَاتِكَ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ أَمْوَاجِ بِحَارِكَ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ الرَّمْلِ وَالحَصَى وَكُلِّ حَجَرٍ وَمَدَرٍ خَلَقْتَهُ فِي مَشَارِقِ الأَرْضِ وَمَغَارِبِهَا، سَهْلِهَا وَجِبَالِهَا وَأَوْدِيَتِهَا، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ نَبَاتِ الأَرْضِ فِي قِبْلَتِهَا وَجَوْفِهَا، وَشَرْقِهَا وَغَرْبِهَا، وَسَهْلِهَا وَجِبَالِهَا، مِنْ شَجَرٍ وَثَمَرٍ وَأَوْرَاقٍ وَزَرْعٍ وَجَمِيعِ مَا أَخْرَجَتْ، وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا مِنْ نَبَاتِهَا وَبَرَكَاتِهَا مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ مَا خَلَقْتَ مِنَ الإِنْسِ وَالجِنِّ وَالشَّيَاطِينِ، وَمَا أَنْتَ خَالِقُهُ مِنْهُمْ إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ كُلِّ شَعْرَةٍ فِي أَبْدَانِهِمْ وَوُجُوهِهِمْ وَعَلَى رُؤُوسِهِمْ، مُنْذُ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ أَنْفَاسِهِمْ وَأَلْفَاظِهِمْ وَأَلْحَاظِهِمْ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ طَيَرَانِ الجِنِّ وَخَفَقَانِ الإِنْسِ، مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ كُلِّ بَهِيمَةٍ خَلَقْتَهَا عَلَى أَرْضِكَ صَغِيرَةً وَكَبِيرَةً، فِي مَشَارِقِ الأَرْضِ وَمَغَارِبِهَا، مِمَّا عُلِمَ وَمِمَّا لَا يَعْلَمُ عِلْمَهُ إِلَّا أَنْتَ مِنْ يَوْمِ خَلَقْتَ الدُّنْيَا إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ مَنْ صَلَّى عَلَيْهِ، وَعَدَدَ مَنْ لَمْ يُصَلِّ عَلَيْهِ، وَعَدَدَ مَنْ يُصَلِّي عَلَيْهِ إِلَى يَوْمِ القِيَامَةِ فِي كُلِّ يَوْمٍ أَلْفَ مَرَّةٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ الأَحْيَاءِ وَالأَمْوَاتِ، وَعَدَدَ مَا خَلَقْتَ مِنْ حِيتَانٍ وَطَيْرٍ وَنَمْلٍ وَنَحْلٍ وَحَشَرَاتٍ، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ فِي اللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ فِي الآخِرَةِ وَالأُولَى، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ مُنْذُ كَانَ فِي المَهْدِ صَبِيًّا، إِلَى أَنْ صَارَ كَهْلًا مَهْدِيًّا، فَقَبَضْتَهُ إِلَيْكَ عَدْلًا مَرْضِيًّا، لِتَبْعَثَهُ شَفِيعًا، وَأَنْ تُصَلِّيَ عَلَيْهِ وَعَلَى آلِهِ عَدَدَ خَلْقِكَ وَرِضَی نَفْسِكَ وَزِنَةَ عَرْشِكَ وَمِدَادَ كَلِمَاتِكَ، وَأَنْ تُعْطِيَهُ الوَسِيلَةَ وَالفَضِيلَةَ، وَالدَّرَجَةَ الرَّفِيعَةَ، وَالحَوْضَ المَوْرُودَ، وَالمَقَامَ المَحْمُودَ، وَالعِزَّ المَمْدُودَ، وَأَنْ تُعَظِّمَ بُرْهَانَهُ، وَأَنْ تُشَرِّفَ بُنْيَانَهُ، وَأَنْ تَرْفَعَ مَكَانَهُ، وَأَنْ تَسْتَعْمِلَنَا يَا مَوْلَانَا بِسُنَّتِهِ، وَأَنْ تُمِيتَنَا عَلَى مِلَّتِهِ، وَأَنْ تَحْشُرَنَا فِي زُمْرَتِهِ، وَتَحْتَ لِوَائِهِ، وَأَنْ تَجْعَلَنَا مِنْ رُفَقَائِهِ، وَأَنْ تُورِدَنَا حَوْضَهُ، وَأَن تَسْقِيَنَا بِكَأْسِهِ، وَأَنْ تَنْفَعَنَا بِمَحَبَّتِهِ، وَأَنْ تَتُوبَ عَلَيْنَا، وَأَنْ تُعَافِيَنَا مِنْ جَمِيعِ البَلَاءِ وَالبَلْوَاءِ وَالفِتَنِ، مَا ظَهَرَ مِنْهَا وَمَا بَطَنَ، وَأَنْ تَرْحَمَنَا، وَأَنْ تَعْفُوَ عَنَّا وَتَغْفِرَ لَنَا، وَلِجَمِيعِ المُؤْمِنِينَ وَالمُؤْمِنَاتِ، وَالمُسْلِمِينَ وَالمُسْلِمَاتِ، الأَحْيَاءِ مِنْهُمْ وَالأَمْوَاتِ، وَالحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ العَالَمِینَ، وَهُوَ حَسْبِي وَنِعْمَ الوَكِيلُ، وَلا حَوْلَ وَلَا قُوَّةَ إِلَّا بِاللَّهِ العَلِيِّ العَظِيمِ.
Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men sebbehake ve kaddesege ve secedeleke ve azzameke min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede külli senetin halaktehüm fi ha min yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalli aleyhi ve ala alihi adedessehabil cariyeti. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adeder riyahiz zariyeti min yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma hebbetir riyahü aleyhi ve harreketu minel ağsani vel eşcari vel evrakis simari vel ezhari ve adede ma halakte ala karari ardike ve ma beyne semavatike min yevmi halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede emvaci biharike min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adeder remli vel hasa ve külli hacerin ve mederin halaktehü fi meşarıkıl ardi ve megaribiha sehliha ve cibaliha ve evdiyetiha min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede nebatilardi fi kıbletiha ve cevfi ha ve şarkıha ve garbiha ve sehliha ve cibaliha min şecerin ve semerin ve evrakın ve zer'in ve cemi ma ahrecet vema yahrücü minha min nebatiha ve berekatiha min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede ma halakte minel insi vel cinni veş şeyatini vema ente halikuhu minhum ila yevmil kiyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede kulli şa‘retin fi ebdanihim ve vucuhihim ve ala ruusihim münzü halakted dünya ila yevmil kiyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede enfasihim ve elfazihim ve elhazıhim min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede tayaranil cinni ve hafakanil insi min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede külli behimetin halakteha ala ardike sağireten ve kebireten fi meşarıkıl ardı ve meğaribiha mimma ulime ve mimma la ya'lemu ilmehu illa ente min yevme halakted dünya ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adede men salla aleyhi ve adede men lem yusalli aleyhi ve adede men yusalli aleyhi ila yevmil kıyameti fi külli yevmin elfe merretin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi adedel ahyai vel emvati ve adede ma halakte min hitanin ve tayrin ve nemlin ve nahlin ve haşeratin. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi filleyli iza ya‘şa vennehari iza tecella. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi fil ahireti vel ûla. Ve en tusalliye aleyhi ve ala alihi münzükane fi l mehdi sabiyyen ila en sare kehlen mehdiyyen fekabadtehu ileyke adlen marziyyen li teb'asehu Şefi an. Ve en tüsalliye aleyhi ve ala alihi adede halkike ve rızae nefsike ve zinete arşike ve midade kelimatike.Ve en tu'tiyehül vesilete vel fazilete veddereceter refiate vel havzel mevrûde vel makamel mahmude vel izzel memdûde. Ve en tüazzime bürhanehu. Ve en tüşerrife bünyanehu. Ve en terfea mekanehu. Ve en testa'milena ya Mevlana bi sünnetihi. Ve en tümitena ala milletihi. Ve en tahşürena fi zümretihi ve tahte livaihi.Ve en tec'alena min rüfekaihi. Ve en tûridena havzahu.Ve en teskıyena bike'sihi. Ve en tenfeana bi mehabbetihi. Ve en tetûbe aleyna. Ve en tüafi yena min cemiil belai vel belvai vel fi teni ma zahare minha vema batane.Ve en terhamena ve en ta'füve anna ve tağfi relena ve li cemiil mü'minine vel müminati vel müslimine vel müslimatil ahyai minhüm vel emvati. Vel hamdü lillahi rabbil alemine. Ve hüve hasbi ve nimel vekil ve la havle ve la kuvvete illha billahil aliyyil azim.
Dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar, seni tesbih edenlerin, seni takdis edenlerin, sana secde edenlerin ve seni yüceltenlerin sayısınca, her biri için biner defa ona ve âline salât etmeni; dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar, onları yarattığın her bir sene adedince, her biri için biner defa ona ve âline salât etmeni; akıp giden bulutların sayısınca; esip savuran rüzgârların sayısınca, dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; rüzgârların üzerine estiği ve dallardan, ağaçlardan, yapraklardan, meyvelerden ve çiçeklerden hareket ettirdiği şeyler adedince; yerin derinliklerinde ve göklerinin arasında yarattıklarının adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; denizlerinin dalgaları adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; yeryüzünün doğularında ve batılarında, ovalarında, dağlarında ve vadilerinde yarattığın kum, çakıl, taş ve toprak parçaları adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; yeryüzünün her yönünde, derinliklerinde, doğu ve batısında, ovalarında ve dağlarında biten bitkiler, ağaçlar, meyveler, yapraklar, ekinler ve orada biten ve bitecek her şey adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamet gününe kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; yarattığın ve kıyamete kadar yaratacağın insanlar, cinler ve şeytanlar adedince, her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; dünyayı yarattığından kıyamete kadar onların bedenlerindeki, yüzlerindeki ve başlarındaki her saç ve tüy adedince, her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; onların nefesleri, sözleri ve bakışları adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamete kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; cinlerin uçuşları ve insanların kanat çırpışları adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamete kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; bilinen ve yalnız senin bildiğin, yeryüzünün doğularında ve batılarında, küçük veya büyük yarattığın her canlı adedince, dünyayı yarattığın günden kıyamete kadar her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; ona daha önce salât edenlerin, etmeyenlerin ve kıyamete kadar salât edeceklerin sayısınca her gün bin defa ona ve âline salât etmeni; diriler ve ölüler, balıklar, kuşlar, karıncalar, arılar ve böcekler adedince ona ve âline salât etmeni; karanlığı çöktüğünde gece içinde ve aydınlandığında gündüz içinde; ahirette ve dünyada; beşikte çocukken, hidayete ermiş bir olgunluk çağına gelinceye ve seni razı edecek adil bir şekilde canını alıncaya kadar, onu şefaatçi olarak göndermek üzere ona ve âline salât etmeni; yarattıklarının sayısınca, rızanınca, arşının ağırlığınca ve kelimelerinin mürekkebi kadar ona ve âline salât etmeni; ona vesileyi, fazileti, yüce dereceyi, Kevser havuzunu, Makâm-ı Mahmûd'u ve uzanıp giden izzeti ihsân etmeni; delilini yüceltmeni, makamını şereflendirmeni, yerini yükseltmeni; ey Mevlâmız! bizi onun sünnetiyle amel ettirmeni, onun dini üzere bizi vefat ettirmeni, onun zümresi ve sancağı altında bizi haşretmeni, bizi onun arkadaşları arasına katmanı, bizi onun havzına ulaştırmanı, bize onun kadehinden içirmeni, bizi onun muhabbetiyle nasiplandırmanı; tövbemizi kabul etmeni; bütün açık ve gizli bela, musibet ve fitnelerden bize afiyet vermeni; bize merhamet etmeni; bizi, bütün mümin erkekleri ve mümin kadınları, müslüman erkekleri ve müslüman kadınları -hayatta olanları ve vefat etmiş olanları- affedip bağışlamanı istiyorum. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur; O bana yeter, ne güzel vekildir. Güç ve kuvvet ancak yüce ve azamet sahibi Allah'a aittir.