Ruka hadi kwenye maudhui
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Anfaal
Sura ya 8

Al-Anfaal

Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.

Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21

Aya ya 30

وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ ۚ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ ۖ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَـٰكِرِينَ 30

30- Hani o kâfirler seni hapsetmek yahut öldürmek ya da seni (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak kurarlarken Allah da (buna karşılık) onlara tuzak kuruyordu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.

30. Ey Peygamber! Allah’ın sana olan lütuf ve ihsanlarını hatırla! “Hani o kâfirler seni hapsetmek yahut öldürmek ya da seni (Mekke’den) çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı.” Müşrikler Daru’n-Nedve’de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’e ne yapacaklarını kendi aralarında istişare edip planlar yapıyorlardı: Ya onu bağlayıp hapsederek yanlarında alıkoyacaklardı yahut öldürüp kendi kanaatlerince onun şerrinden(!) kurtulacaklardı ya da onu yurtlarından çıkarıp sürgüne göndereceklerdi. Her biri bunlardan birisini uygun görüp o yönde görüş beyan etti. Nihâyet onların en kötüleri olan lanetlik Ebu Cehil’in görüşü üzerinde uzlaştılar. Bu görüş de Kureyş’e mensup her bir kabileden bir gencin eline keskin bir kılıç alarak hep birden onu öldürmeleri yönünde idi. Böylelikle Peygamber’in kan davası, kabileler arasında paylaşılmış olacaktı ve Haşimoğulları da (kısas yerine) diyet almayı kabul edecekler ve buna razı olacaklardı. Çünkü bütün Kureyş’e karşı koyacak güçleri olamazdı. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’i yatağından kalktığı zaman öldürmek üzere geceleyin onu gözetlemeye koyuldular. Bu sırada semadan vahiy geldi. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem de onların bulundukları yere çıkıp başlarına toprak saçıp gitti. Allah da basiretlerini kör ederek onu görmelerini engelledi. Nihâyet Peygamber’in çıkışının geciktiğini fark ettiklerinde yanlarını birisi gelerek: Allah sizi hüsrana uğratsın! Muhammed çıkıp gitti ve başınıza da toprak serpti, sizin haberiniz yok! dedi. Bunu duyunca her biri, başından toprağı silkelemeye koyuldu. Böylece Yüce Allah, onlara karşı peygamberini korudu ve Medine’ye hicret etmesi için ona izin verdi. O da Medine’ye hicret etti. Allah onu Muhacir ve Ensar’dan oluşan ashabı ile destekledi. Giderek güçlendi ve sonunda Mekke’ye fatih olarak girip oranın halkını emri altına aldı. Daha önceleri kendisine zarar verirler endişesiyle yanlarından gizlice ayrılmış iken şimdi Mekkeliler ona boyun eğip onun hükmü altına girdiler. Hiçbir kimsenin emrine karşı koyamadığı, kullarına lütufkar olan Allah’ın şanı ne yücedir!