Az-Zukhruf
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
إِنَّ ٱلْمُجْرِمِينَ فِى عَذَابِ جَهَنَّمَ خَـٰلِدُونَ 74 لَا يُفَتَّرُ عَنْهُمْ وَهُمْ فِيهِ مُبْلِسُونَ 75 وَمَا ظَلَمْنَـٰهُمْ وَلَـٰكِن كَانُوا۟ هُمُ ٱلظَّـٰلِمِينَ 76 وَنَادَوْا۟ يَـٰمَـٰلِكُ لِيَقْضِ عَلَيْنَا رَبُّكَ ۖ قَالَ إِنَّكُم مَّـٰكِثُونَ 77 لَقَدْ جِئْنَـٰكُم بِٱلْحَقِّ وَلَـٰكِنَّ أَكْثَرَكُمْ لِلْحَقِّ كَـٰرِهُونَ 78
74- Günahkârlar ise cehennem azabında ebedî kalacaklardır. 75- O azap onlara hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır. 76- Biz onlara zulmetmedik. Aksine onlar, kendileri zalimler idiler. 77- Onlar:“Ey Malik! Rabbin, hakkımızda ölüm hükmünü versin” diye seslenecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız” diyecek. 78- Andolsun Biz size hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz, haktan hoşlanmıyordunuz.
74. Küfür ve yalanlamaları ile suç işleyen “günahkârlar ise cehennem azabında” kendilerini her taraftan kuşatmış bulunan azap içinde gömülmüş olarak “ebedi kalacaklardır.” O azaptan asla çıkamayacaklardır.
75. “O azap onlara” bir an dahi ne kaldırılmak sureti ile ne de azaltılmak sureti ile “hafifletilmeyecektir ve onlar o azap içinde ümitsiz kalacaklardır.” Her türlü hayırdan yana ümitsiz olacaklar ve kurtuluş ümitleri kalmayacaktır. Çünkü onlar Rablerine şöyle sesleneceklerdir:“Rabbimiz, bizi buradan çıkar. Eğer bundan sonra bir daha dönersek şüphesiz biz zalim kimseleriz. Buyuracak ki: Yıkılın içerisine ve bir daha bana bir şey söylemeyin.”(el-Müminun, 23/107-108)
76. Bu büyük azap, onların kendi elleriyle yaptıkları ve bu yolla kendi kendilerine zulmetmiş olmaları sebebiyledir. Yüce Allah onlara zulmetmediği gibi, suçsuz ve günahsız oldukları halde de onları cezalandırmış da değildir.
77. Onlar ateşte iken belki oradan kurtulurlar ümidi ile:“Ey Mâlik! Rabbin hakkımızda ölüm hükmünü versin” bizi öldürsün de kurtulalım. Çünkü şüphesiz bizler, çok büyük gam ve kederde, çok ağır bir azap içerisindeyiz. Artık sabrımız kalmadı, bu azaba dayanamıyoruz “diye seslenecekler.” Cehennem bekçisi olan Mâlik’ten kendileri için Yüce Allah’a haklarında ölüm hükmünü versin diye dua etmesini isteyecekler. O da:“Sizler (burada ebedi) kalacaksınız, diyecek.” Yani burada kalacaksınız. Buradan ebediyen çıkarılmayacaksınız. Böylelikle arzuları gerçekleşmeyecek, aksine maksatlarının tam zıddı bir cevap alacaklar. Bu da kederlerine daha bir keder katacak.
78. Daha sonra yaptıkları sebebi ile şöyle azarlanacaklar:“Andolsun Biz size” tâbi olmanız gereken ve tâbi olmanız halinde kurtuluşunuzu ve mutluluğunuzu sağlayacak olan “hakkı göndermiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmıyordunuz.” Bundan dolayı ardından asla mutluluk gelmeyecek bir bedbahtlığa mahkûm oldunuz.