Ruka hadi kwenye maudhui
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nisaa
Sura ya 4

An-Nisaa

Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.

Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21

Aya 49–50

أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ يُزَكُّونَ أَنفُسَهُم ۚ بَلِ ٱللَّهُ يُزَكِّى مَن يَشَآءُ وَلَا يُظْلَمُونَ فَتِيلًا 49 ٱنظُرْ كَيْفَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ ۖ وَكَفَىٰ بِهِۦٓ إِثْمًا مُّبِينًا 50

49- Kendilerini temize çıkaranları gördün mü? Hayır! Dilediğini temize çıkaran Allah’tır. Onlara kıl kadar zulmedilmez. 50- Bir bak! Allah’a karşı nasıl olmadık yalanlar uyduruyorlar? Apaçık bir günah olarak bu yeter.

49. Bu buyrukla Yüce Allah kullarının yaptıklarının hayret edilecek bir iş olduğunu belirtmekte, kendilerini temize çıkaran yahudi, hıristiyan ve onların yolundan giderek sahip olmadığı özelliklerle kendisini öven herkesi azarlamaktadır. Çünkü yahudilerle hıristiyanlar:“Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz”(el-Maide, 5/18) ve “Cennete yahudi ve hıristiyan olandan başkası giremeyecektir”(el-Bakara, 2/111) demişlerdir. Ancak bu, hiçbir delili bulunmayan salt bir iddiadan ibarettir. Delil ise Yüce Allah’ın Kur’ân-ı Kerîm’de haber verdiği şu husustur:“Hayır! Kim ihsan sahibi olarak kendini Allah’a teslim ederse işte ona Rabbi katından ecri verilecektir, onlar için korku yoktur ve onlar üzülmezler de.”(el-Bakara, 2/112) İşte Allah’ın temize çıkardığı kimseler bunlardır. Bundan dolayı Yüce Allah burada:“Hayır, dilediğini temize çıkaran Allah’tır” buyurmaktadır. Yani iman, salih amel, kötü huylardan uzak kalmak, güzel sıfatlarla bezenmek özelliklerine sahip olanları Allah dilerse temize çıkarır. Bunlara gelince; her ne kadar kendi iddialarına göre kendilerini temize çıkarıp hak namına bir şeylere sahip olduklarını sansalar ve mükâfatın yalnızca kendilerine ait olduğunu ileri sürseler bile onlar bu iddialarında yalancıdırlar. Temiz kimselerin hasletlerinden en ufak bir şeye sahip değildirler. Buna sebep de zulüm ve küfürleridir. Yoksa Allah bu konuda onlara zulmediyor değildir. Bu nedenledir ki “onlara kıl kadar zulmedilmez” buyurmaktadır. Bu ifade ise genel olarak bütün zulmü kapsamaktadır. Yani onlar ne hurma çekirdeğinin yarığında bulunan ip/lif miktarı kadar ne de ellerin birbirlerine sürtündüğü vakit meydana gelen kıl gibi incecik kir parçaları kadar olsun asla zulme uğramayacaklardır.

50. Yani kendilerini temize çıkartmak sureti ile Allah'a iftira ediyorlar. Çünkü bu davranış Allah’a karşı yapılan iftiraların en büyüklerindendir. Zira onların kendilerini temize çıkartmalarının muhtevasında Yüce Allah’ın üzerinde bulundukları yolu hak kabul ettiğine, mü’min ve müslümanların izledikleri yolun da batıl olduğuna dair Allah adına haber vermeleri söz konusudur. Bu ise en büyük yalandır, hakkı batıl, batılı da hak gösterip gerçekleri tersyüz etmektir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Apaçık bir günah olarak bu yeter” Yani en ileri derecedeki cezayı ve can yakıcı azabı gerektirici açık ve aşikar bir günah olarak bu yeterlidir.