Faatir
Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.
Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21
أَوَلَمْ يَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَيَنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَكَانُوٓا۟ أَشَدَّ مِنْهُمْ قُوَّةً ۚ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعْجِزَهُۥ مِن شَىْءٍ فِى ٱلسَّمَـٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَلِيمًا قَدِيرًا 44 وَلَوْ يُؤَاخِذُ ٱللَّهُ ٱلنَّاسَ بِمَا كَسَبُوا۟ مَا تَرَكَ عَلَىٰ ظَهْرِهَا مِن دَآبَّةٍ وَلَـٰكِن يُؤَخِّرُهُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى ۖ فَإِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِعِبَادِهِۦ بَصِيرًۢا 45
44- Yeryüzünde gezip de kendilerinden öncekilerin âkıbetinin nasıl olduğuna bakmazlar mı? Üstelik onlar, bunlardan daha güçlü idiler. Fakat ne göklerde ne de yerde hiçbir şey, asla Allah’ı âciz bırakamaz. Çünkü O, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir. 45- Eğer Allah, işledikleri sebebiyle insanları (dünyada) cezalandıracak olsaydı, yeryüzü üzerinde kımıldayan tek bir canlı bile bırakmazdı. Fakat O, onları (cezalandırmayı) belirli bir vadeye kadar erteliyor. O vade gelince (gereğini yapacaktır). Çünkü Allah kullarını çok iyi görür.
44. Yüce Allah, insanları yeryüzünde sadece bakmak ve gafletle dolaşmak için değil de ibret almak maksadı ile hem kalpleri hem de bedenleri ile yolculuk etmeye teşvik etmekte, kendilerinden önce gelip de peygamberlerini yalanlayan ümmetlerin âkıbetlerini görmeye davet etmektedir. Öncekilerin malları da evlatları da bunlardan çoktu. Onlar, daha güçlüydüler ve yeryüzünü bunlardan daha fazla imar etmişlerdi. Ama onlara azap geldiğinde güçlerinin kendilerine hiçbir faydası olmadı. Allah’ın azabına karşı mallarının da evlatlarının da hiçbir yararını göremediler, Allah’ın kudret ve meşîeti, onlar hakkında geçerli oldu. “Fakat ne göklerde ne de yerde hiçbir şey” ilim ve kudretinin kemali dolayısı ile “Allah’ı aciz bırakamaz. Çünkü O” her bir şeyi “bilendir, her şeye gücü yetendir.”
45. Daha sonra Yüce Allah, hilminin kemalini, suç ve günah işleyen kimselere mühlet verip süre tanıdığını söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır:“Eğer Allah işledikleri” günahları “sebebiyle insanları (dünyada) cezalandıracak olsaydı yeryüzü üzerinde kımıldayan tek bir canlı bile bırakmazdı.” Onlara vereceği ceza, mükellef olmayan hayvanları dahi kapsardı. “Fakat O” Yüce Allah, onları ihmal etmemekle birlikte mühlet veriyor ve “onları (cezalandırmayı) belirli bir vadeye kadar erteliyor. O vade gelince (gereğini yapacaktır). Çünkü Allah kullarını çok iyi görür.” Onların hayır ya da şer türünden yaptıklarının karşılığını onlar hakkındaki bilgisine uygun olarak verecektir.
Fatır Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun.
***