Ruka hadi kwenye maudhui
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Ankaboot
Sura ya 29

Al-Ankaboot

Hii ni tafsiri kwa lugha isiyo Kiarabu kama ilivyo katika Quranic Universal Library (QUL, ya Tarteel), iliyochukuliwa kupitia nakala huria ya data ya QUL inayohifadhiwa na spa5k/tafsir_api. Rekodi ya QUL haisemi ni nani aliyeiandika au kuitafsiri kwa lugha nyingine wala inafuata toleo gani lililochapishwa, na haitaji leseni kwa matini hiyo, kwa hiyo haki ya kuionyesha haijathibitishwa. Hakuna aliyeilinganisha na kitabu kilichochapishwa, na hakuna mwanazuoni aliyeihakiki. Kila kifungu kipo kando ya aya inazozifafanua, ambazo ni matini ya Qur’ani ya Tanzil, inavyoonekana huko. Sabīl haikuandika wala kutafsiri kwa lugha nyingine chochote kati yake.

Maandishi kutokaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITilichukuliwa 2026-10-21

Aya 24–25

فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُوا۟ ٱقْتُلُوهُ أَوْ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِ ۚ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ 24 وَقَالَ إِنَّمَا ٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ أَوْثَـٰنًا مَّوَدَّةَ بَيْنِكُمْ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ۖ ثُمَّ يَوْمَ ٱلْقِيَـٰمَةِ يَكْفُرُ بَعْضُكُم بِبَعْضٍ وَيَلْعَنُ بَعْضُكُم بَعْضًا وَمَأْوَىٰكُمُ ٱلنَّارُ وَمَا لَكُم مِّن نَّـٰصِرِينَ 25

24. Ama kavminin cevabı:“Onu öldürün yahut yakın” demelerinden başka bir şey olmadı. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır. 25. Dedi ki:“Siz ancak dünya hayatında kendi aranızdaki dostluk sebebiyle Allah’ın dışında birtakım putlar edindiniz. Ama kıyamet günü birbirinizi inkâr edip tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz. Varacağınız yer cehennem olacak ve sizin hiçbir yardımcınız da bulunmayacaktır.”

24. Yani İbrahim aleyhisselam, kavmini Rabbinin yoluna davet edip çağrısını kabul etmeye, nasihatları doğrultusunda hidâyet bulmaya ve Allah’ın onu kendilerine peygamber gönderdiği için bu nimetine şükretmeye çağırdığında kavminin ona verdikleri karşılık çok kötü olmuştur. Zira bu karşılık “Onu öldürün yahut yakın, demelerinden başka bir şey olmadı.” En dehşetli bir şekilde onu öldürmeye karar verdiler. Onlar güçlü ve idareyi ellerinde bulunduran kimselerdi. O bakımdan onu ateşe attılar ama “Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplu için ibretler vardır.” Bu yolla peygamberlerin getirdiklerinin doğruluğunu, onların iyiliklerini, onların samimi olarak öğüt verdiklerini, diğer taraftan onlara muhalefet edenlerin ve karşı çıkanların sözlerinin ne kadar tutarsız olduğunu, peygamberlere karşı çıkanların hep sanki birbirlerine aynı şeyleri tavsiye etmiş ve birbirlerini onları yalanlamaya teşvik etmiş gibi davrandıklarını anlarlar.

25. İbrahim aleyhisselam onlara öğüt verirken söylediği sözler arasında şunlar da vardı:“Siz ancak dünya hayatında kendi aranızdaki dostluk sebebiyle Allah’ın dışında birtakım putlar edindiniz.” Yani sizin bu putları edinmenizin en nihai noktası, dünyevi bir sevgidir. Bu da pek yakında yok olup gidecektir. “Ama kıyamet günü birbirinizi inkâr edip tanımayacak ve birbirinize lanet edeceksiniz.” İbadet edenler de edilenler de birbirlerinden uzak olduklarını bildirecektir: “İnsanlar” mahşerde “bir araya toplandıklarında onlar kendilerine düşman kesilir ve onların ibadetlerini inkâr ederler.”(el-Ahkaf, 46/6) Nasıl olur da pek yakında kendisine ibadet edenlerden uzak olduğunu söyleyeceği ve onlara lânet okuyacağı bilinen kimselere bağlanıp taparsınız? Halbuki sizin -ibadet edenlerin de kendisine ibadet olunanların da- hep birlikte “varacağınız yer cehennem olacak ve sizin hiçbir yardımcınız da bulunmayacaktır.” Allah’ın azabına karşı kimse onlara yardımcı olamayacak, O’nun cezasını kimse onlardan uzaklaştıramayacaktır.