انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · الشورى
السورة ٤٢

الشورى

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآيات ٣٠–٣١

وَمَآ أَصَـٰبَكُم مِّن مُّصِيبَةٍ فَبِمَا كَسَبَتْ أَيْدِيكُمْ وَيَعْفُوا۟ عَن كَثِيرٍ ٣٠ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ فِى ٱلْأَرْضِ ۖ وَمَا لَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا نَصِيرٍ ٣١

30- Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle kazandıklarınız sebebiyledir. Bununla beraber O, çoğunu da affeder. 31- Siz yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacak değilsiniz. Sizin Allah’tan başka ne bir dostunuz, ne de bir yardımcınız vardır.

30. Yüce Allah, bize şunu bildirmektedir: Gerek bedenlerinde, gerek mallarında, gerek çoluk çocuklarında, gerek sevdiklerinde ve onlar için değerli olan varlıklarda kulların karşı karşıya kaldıkları her bir musibet, ancak önceden kendi elleri işledikleri kötülükler sebebiyledir. Yüce Allah’ın affedip bağışladıkları ise bundan çok daha fazladır. Şüphesiz Allah, kullara zulmetmez, ama onlar kendi kendilerine zulmederler:“Eğer Allah, kazandıkları sebebi ile insanları cezalandıracak olsa idi, yeryüzünün sırtında dolaşan hiçbir canlı bırakmazdı.”(Fâtır, 35/45)

31. Yüce Allah’ın cezaları ertelemesi bir ihmal manasına gelmediği gibi ceza vermekten yana bir acizlikten dolayı da değildir. “Siz yeryüzünde” Allah’ın üstünüzde hakim olan kudretini “âciz bırakacak değilsiniz.” Aksine sizler, yeryüzünde âciz kimselersiniz. Allah’ın hakkınızda uygulamak istediği hükümlerine karşı koyamazsınız. “Sizin Allah’tan başka” işlerinizi üstlenecek ve böylelikle faydanıza olan şeyleri sizin için gerçekleştirecek “ne bir dostunuz ne de” size gelecek zararları önleyebilecek “bir yardımcınız vardır.”