العنكبوت
هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.
النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21
وَكَأَيِّن مِّن دَآبَّةٍ لَّا تَحْمِلُ رِزْقَهَا ٱللَّهُ يَرْزُقُهَا وَإِيَّاكُمْ ۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ ٦٠
60- Nice canlı vardır ki rızkını yanında taşımaz. Onlara da size de rızkı veren Allah'tır. O, her şeyi işitendir, bilendir.
60. Yani şanı yüce ve mübarek olan yaratıcı, güçlüleri ile âcizleri ile bütün varlıkların rızkını üstlenmiştir. Yeryüzünde gücü az, aklı da yetersiz “Nice canlı vardır ki rızkını yanında taşımaz.” Bunlar kendi rızıklarını depolayamaz, hiçbir zaman yanlarında rızıklarından bir şey bulunmaz. Ama Yüce Allah her vakit onların rızıklarını onlara amade kılar. “Onlara da size de rızkı veren Allah'tır.” Hepiniz, Allah’ın rızıklarını üstlendiği varlıklarsınız. O, sizi yoktan var edip işlerinizi çekip çevirdiği gibi rızkınızı da verir “O, her şeyi işitendir, bilendir.” Hiçbir şey O’na gizli kalmaz. Hiçbir canlı varlık da O’na gizli olduğu için rızıksız kalıp telef olmaz. Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:“Yeryüzünde yürüyüp de rızkı Allah’a ait olmayan hiçbir canlı yoktur. Onların durdukları yerleri de emanet edildikleri yerleri de O bilir. Bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.”(Hûd, 11/6)