انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · الفرقان
السورة ٢٥

الفرقان

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآية ٣

وَٱتَّخَذُوا۟ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةً لَّا يَخْلُقُونَ شَيْـًٔا وَهُمْ يُخْلَقُونَ وَلَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ ضَرًّا وَلَا نَفْعًا وَلَا يَمْلِكُونَ مَوْتًا وَلَا حَيَوٰةً وَلَا نُشُورًا ٣

3- Ama onlar, O’nun dışında hiçbir şey yaratamayan, aksine kendileri yaratılmış olan, kendi kendilerine bile zarar ve fayda veremeyen, öldürmeye, yaşatmaya ve (ölümden sonra) diriltmeye gücü yetmeyen birtakım ilâhlar edindiler.

3. En hayret edilecek ve onların kıt akıllı olduklarına dair en ileri delil, hatta onların zalimliklerine ve Rablerine karşı küstahlıklarına dair en açık delil, onların, bu nitelikteki birtakım varlıkları ilâhlar edinmeleridir. Zira bu ilâhlar, o derece acizdir ki hiçbir şeyi yaratmaya güçleri yetmez. Aksine onlar yaratılmıştır. Hatta bunların bir kısmını kendi elleriyle yapmışlardır. Bunlar, “kendi kendilerine bile” az ya da çok hiçbir “zarar ve fayda veremeyen” aciz varlıklardır. “öldürmeye, yaşatmaya ve (ölümden sonra) diriltmeye” güçleri de yetmez bu uydurma ilâhların. Aklın vereceği en açık hükümlerden biri, onların ilâhlıklarının batıl ve tutarsız olduğu, bunları ilâh kabul eden, diğer yaratıkları yaratan yüce yaratıcıya herhangi bir ortaklıkları olmadığı halde bunları O’na ortak kabul edenlerin akılsız olduklarıdır. Çünkü bu uydurma ilâhların Yüce Allah’a hiçbir ortaklıkları yoktur. Fayda sağlamak, zarar vermek, bağışlamak, alıkoymak sadece O’nun elindedir. Öldüren, hayat veren, kabirlerden diriltecek olan ve onları bir araya getirecek olan da yalnız O’dur. O; birisi, kendisiyle birlikte başka ilâh edinenlere ait olup bedbahtlık, rüsvaylık ve ibretlik ceza yurdu; diğeri ise kendisine ibadet eden kimselere ayırdığı kurtuluş, mutluluk ve ebedi nimetler yurdu olmak üzere iki yurt hazırlamıştır. llah, kesin ve açık delil ile tevhidin doğruluğunu, onun zıttı olan şirkin de batıl olduğunu ortaya koyduktan sonra risaletin doğruluğunu, buna karşılık ona karşı çıkıp itiraz edenlerin iddialarının da batıl olduğunu ortaya koymak üzere şöyle buyurmaktadır: