انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · المؤمنون
السورة ٢٣

المؤمنون

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآيات ٨١–٨٣

بَلْ قَالُوا۟ مِثْلَ مَا قَالَ ٱلْأَوَّلُونَ ٨١ قَالُوٓا۟ أَءِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَـٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ ٨٢ لَقَدْ وُعِدْنَا نَحْنُ وَءَابَآؤُنَا هَـٰذَا مِن قَبْلُ إِنْ هَـٰذَآ إِلَّآ أَسَـٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ ٨٣

81- Ne var ki onlar, öncekilerin dediklerinin aynını dediler. 82- Dediler ki:“Ölüp de toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, evet biz (bu haldeyken) mi diriltileceğiz?” 83- “Andolsun ki bu tehdit, hem bize hem de daha önce atalarımıza yapılmıştı (Ama biz böyle bir şey görmedik). Bu, eskilerin efsanlerinden başka bir şey değil!”

81-82. Bu yalanlayıcılar da evvelki inkarcıların ve dirilişi yalanlayanların yolunu izlediler ve dirilişi alabildiğine uzak bir ihtimal görerek şöyle dediler:“Ölüp de toprak ve kemik olduğumuz zaman mı, evet biz (bu haldeyken) mi diriltileceğiz!?” Batıl zanlarına göre bu, akla mantığa sığmaz bir şeydir. 83. “Andolsun ki bu, hem bize hem de daha önce atalarımıza vaad edilmişti.” Hâlen daha dirilişin gerçekleşeceği vaad olunuyor. Bize de babalarımıza da hep vaad edilegeldi. Ama biz öyle bir şey görmedik. Şimdiye kadar da öyle bir şey olmadı. “Bu, eskilerin efsanlerinden başka bir şey değil.” Öncekilerin sohbetlerinde konuştukları, anlatıp durdukları, aslı astarı olmayan hikayelerdir. Bunların gerçekliği yoktur. Kahrolasıcalar! Yalan söylediler. Halbuki Allah, kendilerine öldükten sonra dirilişten daha büyük veya ona denk pek çok ayetlerini göstermiştir. Meselâ, Allah şöyle buyurmaktadır:“Göklerle yerin yaratılması andolsun ki insanların yaratılışından daha büyüktür.”(el-Mümin, 40/57); “Kendi yaratılışını unuturak bize bir misal getirip dedi ki: Çürümüş haldeki kemikleri kim diriltecek?”(Yâsîn, 36/78); “Sen yeryüzünü kupkuru görürsün. Biz üzerine suyu indirdiğimizde hareketlenir, kabarır ve her çeşit güzel bitkiden bitirir.”(el-Hac, 22/5)