انتقل إلى المحتوى
Tafsir As-Saadi - Turkish · مريم
السورة ١٩

مريم

هذا تفسير بلغة غير العربية كما هو في Quranic Universal Library (واختصارها QUL، من Tarteel)، مأخوذًا من النسخة المفتوحة لبيانات QUL التي يحتفظ بها spa5k/tafsir_api. لا يذكر سجلّ QUL من كتبه أو ترجمه ولا أي طبعة مطبوعة يتبعها، ولا يذكر ترخيصًا للنص، ولذلك لم يُتحقق من حق عرضه. لم يقارنه أحد بكتاب مطبوع، ولم يراجعه أحد من العلماء. يقف كل مقطع بجانب الآيات التي يعلّق عليها، وهي نص القرآن من Tanzil كما هو عنده. لم يكتب سبيل شيئًا منه ولم يترجمه.

النص منQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITأُخذ في 2026-10-21

الآية ٩٦

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ ٱلرَّحْمَـٰنُ وُدًّا ٩٦

96- İman edip salih amel işleyenlere gelince Rahmân onlar için bir sevgi var edecektir.

96. Bu, Yüce Allah’ın imanı ve salih ameli birlikte gerçekleştiren kullarına gerçekleştirmeyi vaat ettiği bir nimetidir. Şöyle ki Allah onlara bir sevgi var edecektir. Dostlarının kalplerinde, sema ve arz ehlinin içinde onlara karşı bir sevgi, bir muhabbet uyandıracaktır. Kalplerde onlara karşı bir sevgi oldu mu da pek çok işleri onlar için kolaylaşacaktır. Çeşitli hayırlara, dualara, irşadlara, kabullere, önderliklere ve bu kabilden husule gelen nimetlere nail olacaklardır. Bundan dolayıdır ki sahih bir hadiste Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu varid olmuştur:“Şüphesiz Allah, bir kulu sevdi mi Cebrail’e: Ben filanı seviyorum, sen de onu sev, diye nidâ eder. Cebrail de onu sever. Daha sonra Cebrail semâ ehli arasında: Şüphesiz Allah filan kimseyi sever, siz de o kimseyi sevin, diye nidâ eder. Bunun üzerine semâdakiler de onu sever. Sonra o kişi yeryüzünde de kabul görüp takdir edilir.” Yüce Allah’ın bunlara bir sevgi var etmesinin sebebi, onların da Allah’ı sevmeleridir. O da onları kendi dostlarına ve sevdiklerine sevdirmiştir.