Al-An'aam
Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.
Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَـٰتِنَا صُمٌّ وَبُكْمٌ فِى ٱلظُّلُمَـٰتِ ۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضْلِلْهُ وَمَن يَشَأْ يَجْعَلْهُ عَلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ 39
39- Âyetlerimizi yalanlayanlar, karanlıklarda kalmış sağır ve dilsiz kimselerdir. Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar.
39. Bu buyruk, Allah’ın âyetlerini ve O’nun peygamberlerini yalanlayanların halini beyan etmekte, kendi kendilerine hidâyet kapısını kapatmış olduklarını ve helâke götüren kapıyı açtıklarını açıklamaktadır. Onlar hakkı işitmekten yana “sağır”, hakkı ifade etmekten yana da “dilsiz kimselerdir”, konuşurlarsa ancak batıl konuşurlar. Üstelik “karanlıklarda kalmış” kimselerdirler. Yani cahilliğin, küfrün, zulmün, inadın ve günahların karanlıklarına gömülmüşlerdir. Bu da Yüce Allah’ın onları saptırmasına dahildir. Çünkü “Allah dilediğini saptırır, dilediğini de dosdoğru yol üzerinde tutar.” Lütuf ve hikmetinin gereğine göre hidâyete ileten ve dalâlette bırakan yalnızca O’dur.