U bood nuxurka
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-An'aam
Suuradda 6

Al-An'aam

Kani waa tafsiir ku qoran luqad aan Carabi ahayn sida uu ugu jiro Quranic Universal Library (QUL, ee Tarteel), oo laga qaaday nuqulka furan ee xogta QUL ee spa5k/tafsir_api haysto. Diiwaanka QUL ma sheegayo cidda qortay ama tarjumay ama daabacaadda la daabacay ee uu raacayo, mana caddaynayo shatiga qoraalka, sidaas darteed xaqa muujintiisa lama xaqiijin. Qofna ma barbardhigin buug la daabacay, aqoonyahanna ma dib u eegin. Qayb kasta waxay ag taagan tahay aayadaha ay ka hadlayso, kuwaas oo ah qoraalka Quraanka ee Tanzil, sida uu ugu yaal halkaas. Sabīl wax ka mid ah ma qorin, mana tarjumin.

Qoraalka waxaa laga helayQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITla qaaday 2026-10-21

Aayadaha 126–127

وَهَـٰذَا صِرَٰطُ رَبِّكَ مُسْتَقِيمًا ۗ قَدْ فَصَّلْنَا ٱلْـَٔايَـٰتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ 126 لَهُمْ دَارُ ٱلسَّلَـٰمِ عِندَ رَبِّهِمْ ۖ وَهُوَ وَلِيُّهُم بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ 127

126- İşte bu, Rabbinin dosdoğru yoludur. Biz düşünüp öğüt alan bir topluluk için âyetleri uzun uzadıya açıkladık. 127- Onlar için Rab’leri katında Dâru’s-selâm (olan cennet) vardır ve yaptıklarından ötürü de O, onların dostudur.

126. Yani bu, Allah’a, O’nun ihsan ve lütuf yurduna ulaştıran, O’nun dengeli ve mutedil yoludur. Bu yolun hükümleri açıklanmış, şeriatı geniş geniş izah edilmiş ve hayır şerden ayırt edilmiştir. Fakat bu geniş ve uzun uzadıya açıklama, herkes için değildir. Ancak “düşünüp öğüt alan bir topluluk için”dir. İşte bilen ve bildikleri ile yararlanan kimseler bunlardır. Böyleleri için büyük mükâfaat ve çok güzel ecirler hazırlanmıştır. İşte Yüce Allah böylelerinin mükâfaatını şöylece açıklamaktadır:

127. Cennete Dâru’s-selâm (esenlik yurdu) adının verilmesi, her türlü kusurdan, afet, keder, gam, üzüntü vb. gibi zevkleri kursakta bırakan şeylerden yanan selamette ve uzak olmasından dolayıdır. Bu da cennet nimetlerinin son derece mükemmel ve eksiksiz olmasını gerektirir. Yine bu isim cennetin ruhî, kalbî ve bedenî nimetleri itibari ile temennide bulunabileceklerin, temennilerinin çok çok üstünde, nitelendirmek isteyenlerin nitelendiremeyecekleri derede muhteşem olmasını gerektirir. Cennetlikler için orada canların çektiği, gözlerin lezzet alacağı şeyler vardır ve onlar orada ebediyyen kalacaklardır. “O, onların” işlerini çekip çevirmeyi ve onları gözetmeyi üzerine alan “dostudur.” Bütün işlerinde onlara lütufta bulunmuş, kendisine itaat etmeleri için onlara yardım etmiş, muhabbetine ulaştıran bütün yolları da onlara kolaylaştırmıştır. Onları dost edinmesinin sebebi ise salih amelleri ve mevlâlarının rızasını gözeterek dünyada işledikleri amelerdir. Onlar bu tutumları ile gerçek mevlâsından yüz çevirip hevasına uyanların aksine hareket etmişlerdir. Mevlâsından yüz çeviren kimseye ise Allah, şeytanı musallat eder ve o da onu dost edinir. Şeytan da böyle bir kimsenin hem dinini hem de dünyasını berbat eder.