Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-Anfaal
Surah 8

Al-Anfaal

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 73

وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ ۚ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ 73

73- Kâfir olanlar da birbirinin dostudurlar. Eğer siz bu (hükmü) uygulamazsanız yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur.

73. Yüce Allah mü’minler arasındaki dostluk bağını akdettikten sonra, kâfirlerin de küfürdeki ortak yanları dolayısı ile birbirlerinin dostları olduğunu haber vermektedir. Bu yüzden kâfirlerle ancak onlar gibi olan bir kimse dostluk bağı kurabilir. “Eğer siz bu (hükmü)” yani müminleri dost, kafirleri düşman edinme hükmünü “uygulamazsanız” hepsini dost edinir yahut hepsine düşman olur ya da kâfirleri dost edinip mü’minleri düşman bellerseniz “yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesad olur.” Bu yolla hak ile batılın, mü’min ile kâfirin birbirine karışması, cihad ve hicret gibi pek büyük ibadetlerin ve bunun dışında mü’minlerin yalnızca birbirlerini dost edinmemesi halinde gerçekleşmesi söz konusu olmayacak pek çok şer’i ve dini maksadın gerçekleşmemesi gibi sayılamayacak kadar çok kötülük ortaya çıkar.

Bundan önceki âyet-i kerimeler hicret eden mü’minlerle (muhacirlerle) Ensar arasında dostluk bağının akdedilmesi hususunda idi. Bu âyet-i kerimeler ise onları övme ve onların mükâfatlarını beyan etme sadedindedir.