An-Naba
Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.
Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21
عَمَّ يَتَسَآءَلُونَ 1 عَنِ ٱلنَّبَإِ ٱلْعَظِيمِ 2 ٱلَّذِى هُمْ فِيهِ مُخْتَلِفُونَ 3 كَلَّا سَيَعْلَمُونَ 4 ثُمَّ كَلَّا سَيَعْلَمُونَ 5
1- Birbirlerine neyi soruyorlar? 2, 3- Hakkında anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi 4- Asla (ihtilafa yer yok), onlar yakında bilecekler. 5- Yine asla! Onlar yakında anlayacaklar.
(Mekke’de inmiştir. 40 âyettir)
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile.
1-3. Yani şu Allah’ın âyetlerini yalanlayanlar, ne hakkında soruşturup duruyorlar? Daha sonra hakkında soruşturup durdukları hususu açıklayarak şöyle buyurmaktadır:“Hakkında anlaşmazlığa düştükleri o büyük haberi.” Yani yalanlamak ve uzak bir ihtimal görmek yönünde aralarında uzun boylu ihtilafa düştükleri ve anlaşmazıkların yaygınlık kazandığı o büyük haber hakkında birbirlerine soru sorup duruyorlar. Halbuki o, herhangi bir şüpheyi kabil olmayan ve herhangi bir tereddüdün yaklaşamayacağı bir haberdir. Ancak Rablerine kavuşacaklarını yalanlayanlar, can yakıcı azabı görmedikleri sürece kendilerine her türlü âyet, belge ve mucize gelecek olsa dahi iman etmezler. Bundan dolayı Allah, şöyle buyurmaktadır: 4-5. Azap tepelerine indiği vakit, cehenneme sürüklene sürüklene, itile kakıla götürülecekleri vakit yalanladıkları şeyin mahiyetini bileceklerdir. O vakit onlara şöyle denilecek:“İşte bu, sizin yalan saydığınız ateştir.”(et-Tûr, 52/14)
Daha sonra Yüce Allah, peygamberlerin getirdiklerine delil teşkil eden belgeleri ve nimetleri söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: