Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Al-An'aam
Surah 6

Al-An'aam

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 10–11

وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَحَاقَ بِٱلَّذِينَ سَخِرُوا۟ مِنْهُم مَّا كَانُوا۟ بِهِۦ يَسْتَهْزِءُونَ 10 قُلْ سِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ ثُمَّ ٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ 11

10- Andolsun ki senden önce gelen rasullerle de alay edildi de içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey, çepeçevre kuşatıverdi. 11- De ki:“Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonu nice oldu, bir bakın.”

10. Yüce Allah Rasûlüne teselli vererek, sabırlı olmasını telkin ederek ve düşmanlarını da tehdit ederek şöyle buyurmaktadır:“Andolsun ki senden önce gelen rasullerle de alay edildi”; o peygamberler ümmetlerine apaçık delilleri getirdiklerinde ümmetleri onları yalanladılar, onlarla ve getirdikleri ile alay ettiler. Allah da bu küfür ve yalanlamaları sebebi ile onları helâk etti ve paylarına düşen azabı onlara tastamam verdi. Böylece “içlerinden alay edenleri o alaya aldıkları şey, çepeçevre kuşatıverdi.” Öyleyse ey yalanlayıcılar! Artık bu yalanlamayı sürdürmekten sakının. Yoksa onlara gelip çatan sizi de bulacaktır.

11. “De ki:” Eğer bu konuda sizin bir şüphe ya da bir tereddüdünüz varsa haydi “Yeryüzünde gezip dolaşın, sonra da yalanlayanların sonu nice oldu bir bakın.” Siz ancak helâk edilmiş kavimlerle ve ibretlik cezalar içinde yok olup gitmiş ümmetlerle karşılaşacaksınız. Meskenleri ıssız kalmıştır; o geniş alanlarda sevinç ile konaklayıp nimetlerden yararlanan hiçbir kimse yoktur. Her şeyin mutlak sahibi ve hükümranı, onları yok etti. Onlara dâir haberler gerçeği gören basiret sahipleri için bir ibrettir. Burada emrolunan gezip dolaşma, ibret alma sonucunu veren kalp ve bedenle gezip dolaşmadır. İbret almaksızın sadece gezip görmek ise hiçbir fayda sağlamaz.