Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · Adh-Dhaariyat
Surah 51

Adh-Dhaariyat

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 10–14

قُتِلَ ٱلْخَرَّٰصُونَ 10 ٱلَّذِينَ هُمْ فِى غَمْرَةٍ سَاهُونَ 11 يَسْـَٔلُونَ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلدِّينِ 12 يَوْمَ هُمْ عَلَى ٱلنَّارِ يُفْتَنُونَ 13 ذُوقُوا۟ فِتْنَتَكُمْ هَـٰذَا ٱلَّذِى كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ 14

10- Kahrolsun yalancılar! 11- Onlar ki derin bir dalalet ve gaflet içindedirler. 12- “Ne zamanmış o din/hesap günü?” diye sorarlar. 13- O gün onlar ateşe atılıp yakılırlar. 14- “Tadın azabınızı! İşte sizin (dünyadayken) acele istediğiniz azap budur.”(denir onlara).

10. “Kahrolsun yalancılar!” Yani Allah hakkında yalan uyduranları, âyetlerini inkâr edenleri, hakkı çürütmek maksadı için bâtıl sözlere dalanları ve Allah hakkında bilmedikleri şeyleri söyleyenleri Allah kahretsin!

11. “Onlar ki derin bir dalalet ve gaflet” küfür, cehalet ve sapıklıktan oluşan bir dalga “içindedirler.”

12. Şüphe ve yalanlama maksadı ile ve dirilişi çok uzak gördüklerini ifade eden bir üslupla ne zaman dirileceklerini sorarak “Ne zamanmış o din/hesap günü?” derler.

13-14. “O gün onlar ateşe atılıp yakılırlar.” İşte o vakit hallerini ve kötü âkıbetlerini sorma gitsin! İçlerindeki kötülükleri ve dışlarına yansıyan kötü halleri dolayısı ile onlara azap edilecek ve: “Tadın azabınızı!” yani o ateşi ve azabı, denilecek. Bu azap ise onların içine düştükleri imtihanın bir sonucudur ki bu imtihan sonucunda onlar küfre ve dalaete sapmışlardır. “İşte sizin (dünyadayken) acele istediğiniz azap budur” yani içine düştüğünüz buazap odur. Şimdi artık çeşitli ceza, zincirler, tasmalar, ilâhi gazap ve vebal ile iç içe bulunacaksınız.