Fussilat
Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.
Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21
مَّا يُقَالُ لَكَ إِلَّا مَا قَدْ قِيلَ لِلرُّسُلِ مِن قَبْلِكَ ۚ إِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ وَذُو عِقَابٍ أَلِيمٍ 43
43- Sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenmiş olanlardan başka bir şey değildir. Şüphesiz senin Rabbin, hem mağfiret sahibidir, hem de can yakıcı bir azabın sahibidir.
43. Yani ey peygamber! Seni yalanlayan ve sana karşı inatla direnenler tarafından “sana söylenenler, senden önceki peygamberlere söylenmiş olanlardan başka bir şey değildir.” Onlarla aynı türdendir, hatta onların hepsi de belki aynı sözleri söylemiş bulunuyorlar. Bütün yalanlayıcı ümmetlerin, peygamberlerin Yüce Allah’a dini halis kılmaya, O’na hiçbir şeyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ibadet etmeye çağırmalarından dolayı hayrete düşmeleri, güç yetirebildikleri bütün yollarla bu çağrıyı reddetmeye kalkışmaları, “Siz ancak bizim gibi birer insansınız” demeleri, peygamberlerine getirmeleri için herhangi bir gerek olmayan birtakım mucizeler getirmelerini teklif etmeleri vb. gibi inkarcı sözler hep aynıdır. Küfürde kalpleri birbirine benzediği için sözleri de birbirine benzemiştir. Peygamberler -salât ve selâm onlara olsun- onların eziyetlerine ve yalanlamalarına sabrettiler. Senden öncekiler sabrettiği gibi sen de öylece sabret. Daha sonra onları tevbe etmeye, mağfirete vesile olacak işleri yapmaya çağırıp sapıklık üzere devam etmekten de sakındırarak şöyle buyrulmaktadır:“Şüphesiz senin Rabbin hem” günahından vazgeçip tevbe eden herkesin bütün günahlarını silecek kadar pek büyük bir “mağfiret sahibidir, hem de” günahı üzere ısrar edip büyüklenmeye devam eden herkes için hazırlanmış “can yakıcı bir azabın sahibidir.”