Az-Zumar
Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.
Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21
وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَـٰنَ ضُرٌّ دَعَا رَبَّهُۥ مُنِيبًا إِلَيْهِ ثُمَّ إِذَا خَوَّلَهُۥ نِعْمَةً مِّنْهُ نَسِىَ مَا كَانَ يَدْعُوٓا۟ إِلَيْهِ مِن قَبْلُ وَجَعَلَ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلَّ عَن سَبِيلِهِۦ ۚ قُلْ تَمَتَّعْ بِكُفْرِكَ قَلِيلًا ۖ إِنَّكَ مِنْ أَصْحَـٰبِ ٱلنَّارِ 8
8- İnsanın başına bir zarar gelse o, Rabbine yönelerek O’na dua eder. Sonra Allah, ona katından bir nimet verirse o, daha önce O’na dua ettiğini unutur ve Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki:“Küfrünle biraz (daha dünyadan) faydalan! Zira sen cehennemliklerdensin.”
8. Yüce Allah, kuluna olan lütfunu, ihsanını ve iyiliğini; buna karşılık kulunun şükürsüzlüğünü haber vermektedir. Zira o; hastalık, fakirlik yahut denizde veya bir başka yerde bir sıkıntının kendisine dokunması halinde Allah’tan başka hiçbir kimsenin kendisini kurtaramayacağını bilir, bundan dolayı da Yüce Allah’a yönelerek yalvarıp yakarır, başına gelen bu musibet ve sıkıntıyı girmesi için O’nun yardımına sığınır ve bu hususta ısrar da eder. “Sonra” Yüce Allah “ona” onun bu darlık ve sıkıntısını açmak sureti ile “katından bir nimet verirse oi daha önce O’na dua ettiğini” Allah’a yalvarıp yakardığı sıkıntılı halini “unutur” başına hiçbir sıkıntı gelmemiş gibi yoluna devam eder ve Allah’a ortak koşmasını sürdürür. “...ve Allah'ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar.” Yani hem kendisi sapmak, hem de başkasını saptırmak için bunu yapar. Çünkü başkasını saptırmak, sapmanın bir sonucudur. Yüce Allah burada sonucu zikrederek sebebi de ifade etmiş olmaktadır. İşte Yüce Allah’ın nimetine şükredecek yerde nankörlük eden bu azgın kimseye “de ki: Küfrünle biraz (daha dünyadan) faydalan. Zira sen cehennemliklerdensin.” Sonuçta cehenneme girildikten sonra dünyada kendisinden yararlanılan şeylerin kişiye hiçbir faydası olmaz. “Ne dersin? Biz onları nice seneler (dünyadan) faydalandırsak, sonra onlara vaadolundukları (azap) gelse, faydalandırıldıkları nimetlerin onlara bir yararı olur mu hiç?”(eş-Şuarâ, 26/205-207)