Az-Zumar
Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.
Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21
إِنَّآ أَنزَلْنَا عَلَيْكَ ٱلْكِتَـٰبَ لِلنَّاسِ بِٱلْحَقِّ ۖ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَلِنَفْسِهِۦ ۖ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا ۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيْهِم بِوَكِيلٍ 41
41- Şüphesiz Biz, sana Kitab’ı insanlar için hak ile indirdik. Artık kim hidâyet bulursa kendi yararınadır. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapmış olur. Sen onların başında bekçi değilsin.
41. Yüce Allah, haberlerinde, emirlerinde ve yasaklarında hakkı içeren, hidâyetin kaynağı olan, Allah’a ve O’nun lütuf ve ihsan yurduna ulaşmak isteyenler için nihai bir tebliğ olup kendisi vasıtası ile bütün âlemler için delilin sabit olduğu Kitabı, Rasûlüne indirmiş olduğunu haber vermektedir. “Artık kim” onun nuru ile ve emirlerine uymak sureti ile “hidâyet bulursa” şüphesiz bu kimse “kendi yararına” bir fayda sağlamış olacaktır. “Kim de” hidâyet kendisi için apaçık belli olduktan sonra “saparsa, ancak kendi aleyhine sapmış olur.” Allah’a hiçbir zararı olmaz. “Sen onların başında bekçi değilsin.” Onların amellerini tespit edecek, amelleri dolayısı ile hesaba çekecek ve onları dilediğin işlere mecbur edip zorlayacak biri değilsin. Sen, ancak emrolunduğunu onlara eksiksiz olarak ileten bir tebliğcisin.