Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · As-Sajda
Surah 32

As-Sajda

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 10–11

وَقَالُوٓا۟ أَءِذَا ضَلَلْنَا فِى ٱلْأَرْضِ أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍۭ ۚ بَلْ هُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمْ كَـٰفِرُونَ 10 قُلْ يَتَوَفَّىٰكُم مَّلَكُ ٱلْمَوْتِ ٱلَّذِى وُكِّلَ بِكُمْ ثُمَّ إِلَىٰ رَبِّكُمْ تُرْجَعُونَ 11

10- Dediler ki:“Biz toprağa karışıp kaybolduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı yeniden yaratılacağız?” Esasen onlar Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar. 11- De ki:“Sizin (ruhunuzu almakla) görevli kılınan ölüm meleği canınızı alacak sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz.”

10. Yani öldükten sonra dirilişi yalanlayan kimseler, bunu çok uzak bir ihtimal görerek “dediler ki: Biz toprağa karışıp kaybolduğumuz vakit” çürüyüp darmadağın olduğuzda, parçalarımız bilinmeyen yerlere saçıldığı vakit “evet biz (bu hale geldikten sonra) mı yeniden yaratılacağız?” Yani diriltilip yeniden var mı edileceğiz? Onlar, kendi kanaatlerince böyle bir şeyi uzak bir ihtimal olarak görüyorlardı. Bu ise yaratıcının kudretini kendi kudretlerine kıyas etmelerinden dolayıdır. Onların bu sözleri hakikati aramak maksadı ile söylenmiş değildir. Aksine zulüm, inat, Rablerine kavuşmayı inkâr maksadı ile söylenmiş sözlerdir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:“Esasen onlar Rablerine kavuşmayı inkâr ediyorlar.” Böylelikle onların bu sözlerinin kaynağı ve nihai amacı da anlaşılmış olmaktadır. Aksi takdirde onların maksatları hakkın açıklanması olsa idi, şüphesiz buna dair kat’i deliller onlara açıklanırdı. Bu deliller ile onlar, gözle güneş görülürcesine bu hususu açıkça görüp anlayabilecek şekilde aydınlatılırlardı. Bunu anlamaları için onların, kendilerinin yoktan var edilmiş olmalarını bilmeleri yeterlidir. Çünkü mevcut bir şeyi yeniden var etmek, yoktan var etmeye nispetle daha kolaydır. Ölü toprağın durumu da buna bir örnektir. Nitekim Allah oraya yağmur indirir de ölümünden sonra yeryüzü dirilip oraya atılan çeşitli tohumlar yeşerip biter.

11. “De ki: “Sizin (ruhunuzu almakla) görevli kılınan ölüm meleği canınızı alacak” Yani yüce Allah bu meleği ruhları kabzetmekle görevlendirmiştir ve onun bu hususta yardımcıları da vardır. “Sonra da Rabbinize döndürüleceksiniz.” O da amellerinizin karşılığını verecektir. Siz ise öldükten sonra dirilişi inkâr ediyorsunuz. O halde Allah’ın size neler yapacağını bir düşünün! Yüce Allah, onların Kıyamet gününde kendisine döndürüleceklerini söz konusu ettikten sonra huzurunda durma hallerini de söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: