Langkau ke kandungan
Tafsir As-Saadi - Turkish · An-Nahl
Surah 16

An-Nahl

Ini ialah sebuah tafsir dalam bahasa selain bahasa Arab seperti yang ada pada Quranic Universal Library (QUL, oleh Tarteel), diambil melalui salinan terbuka data QUL yang disimpan oleh spa5k/tafsir_api. Rekod QUL tidak menyatakan siapa yang menulis atau menterjemahkannya atau edisi cetakan mana yang diikutinya, dan tidak menyatakan lesen bagi teks itu, maka hak untuk memaparkannya belum disahkan. Belum ada sesiapa yang membandingkannya dengan buku bercetak, dan tiada ulama yang menyemaknya. Setiap bahagian berada di sisi ayat-ayat yang diulasnya, iaitu teks Al-Quran daripada Tanzil, dipaparkan seperti yang ada di sana. Sabīl tidak menulis atau menterjemahkan satu pun daripadanya.

Teks daripadaQuranic Universal Libraryspa5k/tafsir_apiMITdiambil pada 2026-10-21

Ayat 120–123

إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ 120 شَاكِرًا لِّأَنْعُمِهِ ۚ ٱجْتَبَىٰهُ وَهَدَىٰهُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ 121 وَءَاتَيْنَـٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً ۖ وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ 122 ثُمَّ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ أَنِ ٱتَّبِعْ مِلَّةَ إِبْرَٰهِيمَ حَنِيفًا ۖ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ 123

120- Gerçekten İbrahim bir ümmet/önder, Allah'a karşı itaatkar ve hanif idi. Asla müşriklerden değildi. 121- O’nun nimetlerine şükredendi. O da onu beğenip şeçmiş ve dosdoğru bir yola iletmişti. 122- Biz ona dünyada bir güzellik verdik. Şüphesiz ki o, âhirette de mutlaka salihlerdendir. 123- Sonra biz sana:“Hanif olarak İbrahim’in dinine uy. O, müşriklerden değildi” diye vahyettik.

120. Yüce Allah, bu buyruklarda, halili İbrahim aleyhisselam’a vermiş olduğu üstünlükleri, özellikle ona tahsis etmiş olduğu faziletleri ve mükemmel özellikleri haber vererek şöyle buyurmaktadır:“Gerçekten İbrahim bir ümmet/önder idi.” Yani her türlü hayır hasletlerini kendisinde toplayan, hidâyete götüren ve hidâyete ermiş bir imam/önder idi. “Allah'a karşı itaatkar” yani devamlı Rabbine itaat eden ve dinini yalnız O’na halis kılan “ve hanif” Yani sevgiyle ve ubûdiyetle Rabbine dönen, O’nun dışındakilerden yüz çevirerek yalnızca Allah’a yönelen bir kimse “idi.” Sözüyle, ameliyle ve bütün halleriyle o, “asla müşriklerden değildi.” Çünkü o, muvahhid ve haniflerin önderidir.

121. “O’nun nimetlerine şükredendi.” Allah, ona dünyada bir iyilik ve güzellik vermiş, ona zahiri ve batıni pek çok nimetler ihsan etmişti. O da bu nimetlerin şükürlerini edâ etmişti. İşte bütün bu üstün hasletlerinin bir sonucu olarak da Rabbi “onu beğenip seçmiş” onu kendisinin özel dostu kılmış, yarattıklarının seçkinleri, kendisine yakınlaştırdığı kullarının hayırlıları arasına katmıştır. İlminde ve amelinde “kendisini dosdoğru bir yola iletmişti.” Böylelikle o, hakkı bilmiş ve onu başka şeylere tercih etmişti.

122. “Biz ona dünyada bir güzellik” geniş bir rızık, güzel bir eş, salih bir zürriyet ve üstün bir ahlâk “verdik. Şüphesiz ki o, âhirette de mutlaka” üstün mevkilere sahip ve Allah’a olabildiğince yakınlaştırılmış “salihlerdendir.”

123. İbrahim aleyhisselam’ın faziletlerinin en büyüklerinden birisi de Allah’ın, insanların efendisi ve en mükemmeli olanına, İbrahim’in dinine tâbi olmasını vahyedip ümmeti ile birlikte ona uymasını emretmiş olmasıdır.